Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın

Stok Kodu:
9786055903053
Boyut:
135-215
Sayfa Sayısı:
400
Baskı:
5
Basım Tarihi:
2017-11
Çeviren:
Algan Sezgintüredi
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
12.00
9.60
9786055903053
122703
Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın
Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın
9.6
Göz kamaştırıcı fikirlerle dolu, zeka fışkıran bir roman. The New York Times 11 Eylülde babasını kaybeden Oskar, birkaç sene sonra mavi bir vazonun içinde bir anahtar bulur Anahtar babasına aittir ait olmasına da, New York şehrindeki 162 milyon kilitten hangisini açmaktadır' Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer, Günther Grassın Teneke Trampetinden, Paul Austerın Ay Sarayından ve Italo Calvinonun yazınındaki muzip dinamizmden izler taşıyan Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakında insanlık deneyimini şaşırtıcı tesadüfler, derin acılar, büyük yalnızlıklar, iç içe geçmiş hayatlar ve sınırsız bir yaşama sevinci merceğiyle konu ediyor. Amerikada büyük ilgi gören ve ses getiren roman, akıcı dili, zengin anlatımı ve çığır açan tekniğiyle içinde yaşadığımız zamanların bir klasiği. Azıcık öpüşebilir miyiz' dedim. Pardon' dedi ama yüzünü geri çekmedi. Benim sizden hoşlandığım gibi, sizin de benden hoşlandığınızı görebiliyorum. Bence iyi bir fikir değil bu, dedi. Hayal kırıklığı 4. Neden, diye sordum. Çünkü ben kırk sekiz yaşındayım, sen ise on iki, dedi. E' Ve evliyim. E' Ve seni tanımıyorum bile. Beni tanıyormuşsunuz gibi gelmiyor mu size yani' Yanıt vermedi. Kızaran, gülen, dine inanan, savaş açan ve dudaklarıyla öpüşen tek hayvan, insandır, dedim. Yani bir bakıma, ne kadar çok dudaktan öpüşürsen o kadar çok insansın demektir. Ya daha çok savaş açarsan' Bu sefer yanıt veremeyen bendim. Sen tatlı bir çocuksun, dedi. Delikanlı, diye düzelttim. Ama bence bu, iyi bir fikir değil. İyi fikir olmak zorunda mı' Bence zorunda. Hiç değilse bir resminizi çekebilir miyim' Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, kayıplara, arayışlara, insan ilişkilerine, yalnızlığa, kalabalıklara, acıya ve coşkuya, içinde yaşadığımız şehirlerin labirentlerine, asla adresine ulaşamayan mektuplara, gece yarısı anlatılan masallara, rüyalara ve gerçeklere, söylenen ve asla söylenememiş sözlere dair çarpıcı, eğlenceli, sürprizli ve birazcık da sihirli bir roman. Foer okurun elini insanlığın ve insan ilişkilerinin üstün güzelliğinin tam kalbine yerleştiriyor. Okuyun, hayatın nabzını hissedeceksiniz. Philadelphia Inquirer
Göz kamaştırıcı fikirlerle dolu, zeka fışkıran bir roman. The New York Times 11 Eylülde babasını kaybeden Oskar, birkaç sene sonra mavi bir vazonun içinde bir anahtar bulur Anahtar babasına aittir ait olmasına da, New York şehrindeki 162 milyon kilitten hangisini açmaktadır' Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer, Günther Grassın Teneke Trampetinden, Paul Austerın Ay Sarayından ve Italo Calvinonun yazınındaki muzip dinamizmden izler taşıyan Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakında insanlık deneyimini şaşırtıcı tesadüfler, derin acılar, büyük yalnızlıklar, iç içe geçmiş hayatlar ve sınırsız bir yaşama sevinci merceğiyle konu ediyor. Amerikada büyük ilgi gören ve ses getiren roman, akıcı dili, zengin anlatımı ve çığır açan tekniğiyle içinde yaşadığımız zamanların bir klasiği. Azıcık öpüşebilir miyiz' dedim. Pardon' dedi ama yüzünü geri çekmedi. Benim sizden hoşlandığım gibi, sizin de benden hoşlandığınızı görebiliyorum. Bence iyi bir fikir değil bu, dedi. Hayal kırıklığı 4. Neden, diye sordum. Çünkü ben kırk sekiz yaşındayım, sen ise on iki, dedi. E' Ve evliyim. E' Ve seni tanımıyorum bile. Beni tanıyormuşsunuz gibi gelmiyor mu size yani' Yanıt vermedi. Kızaran, gülen, dine inanan, savaş açan ve dudaklarıyla öpüşen tek hayvan, insandır, dedim. Yani bir bakıma, ne kadar çok dudaktan öpüşürsen o kadar çok insansın demektir. Ya daha çok savaş açarsan' Bu sefer yanıt veremeyen bendim. Sen tatlı bir çocuksun, dedi. Delikanlı, diye düzelttim. Ama bence bu, iyi bir fikir değil. İyi fikir olmak zorunda mı' Bence zorunda. Hiç değilse bir resminizi çekebilir miyim' Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, kayıplara, arayışlara, insan ilişkilerine, yalnızlığa, kalabalıklara, acıya ve coşkuya, içinde yaşadığımız şehirlerin labirentlerine, asla adresine ulaşamayan mektuplara, gece yarısı anlatılan masallara, rüyalara ve gerçeklere, söylenen ve asla söylenememiş sözlere dair çarpıcı, eğlenceli, sürprizli ve birazcık da sihirli bir roman. Foer okurun elini insanlığın ve insan ilişkilerinin üstün güzelliğinin tam kalbine yerleştiriyor. Okuyun, hayatın nabzını hissedeceksiniz. Philadelphia Inquirer
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat