Demre - Myra Aziz Nikolaos Kilisesi Bizans Dönemi Sırsız Seramikleri

Stok Kodu:
9786054018062
Boyut:
215-285
Sayfa Sayısı:
228
Basım Yeri:
Antalya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2009
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
23.61
18.89
9786054018062
117847
Bizans Dönemi Sırsız Seramikleri
Bizans Dönemi Sırsız Seramikleri Demre - Myra Aziz Nikolaos Kilisesi
18.888
Likya Bölgesinin metropolisi Demre-Myrada, Aziz Nikolaos Kilisesindeki kazılar, 5. yy.dan 14. yy. sonuna kadar bölgenin tarihsel gelişimini, arkeolojik malzemelerle izlememize olanak verir. Sırsız seramikler, bu malzemelerin sayısal yönden en yoğun grubudur. Bu seramikler kazı ve yüzey araştırmalarında yine en yoğun ve yaygın buluntulardır. Buna karşın kazılarda sırsız seramikler çoğunlukla değerlendirme dışı bırakılırlar. Geçmişin yapısını mümkün olduğunca bütün yönleriyle tekrar elde etmeye çalışmak, sistematik bir kazının amacıdır. Bu anlayışa göre sırsız seramiklerin kazılarda değerlendirme dışı bırakılması önemli bir sorun oluşturur. Bir topluluğun kültüründe, beslenme ihtiyacını karşılamakta kullanılan malzemeler temel işleve sahiptir. Bu nedenle sırsız seramikler günlük yaşamı ve bu yaşamın zaman içerisindeki değişimini takip edebileceğimiz verilere ulaşılmasını sağlayan önemli bir buluntu grubu olabilirler. Seramiklerin sayısal yoğunluğu bile üretim-tüketim, alış-veriş sistemlerinin anlaşılır hale getirilmesinde önemli veriler sunabilir. Sırsız seramik buluntularını içeren yayınlarda, özellikle Likya Bölgesinde, genellikle en geç İ.S. 7. yy. örneklerine ulaşılabilir. Bu nedenle Demre buluntularının küçük bir bölümüne çağdaş örnekler izlenebilir. Demrenin yer aldığı Likya Bölgesinde halen sürmekte olan Limyra ve Ksanthos kazılarındaki seramikler için kazı ön raporu niteliğinde yayınlar bulunur. Kyaneai, Dereağzı, Alahan ve Ölüdenizdeki Karacaören ve Gemiler Adadaki yüzey araştırmaları sonuçlarına ait seramik yayınları vardır. Ancak söz konusu yayınlar daha çok yüzeyde bulunan seramiklerin belgelenmesine yönelik katalog niteliğindeki çalışmalardır. Likya Bölgesi dışındaki kazı ve yüzey araştırmalarının sonuç raporlarında, Bizans Dönemi sırsız seramiklerine yer verilenlerden ilki Tarsus Gözlü Kulede ortaya çıkarılan buluntuları konu alır.Bunu,Korucutepe, Aşvan Kale, Anamur, Sardes, Saraçhane11, Perge, Efes, Gritille, Sagalassos ve Kinet buluntularını içeren yayınlar izler. Bunlardan Sagalassos, doktora tezi kapsamında en geç 7. yy.a kadar tarihlenen sırsız seramik malzemeleri konu alır ve Demre buluntularının bir grubuyla paralel örnekler sunar. Bu durum sayısal olarak çok az örnekle temsil edilen Tarsus, Anamur, Sardes ve Efes yayınlarında tekrarlanır. Demre örnekleriyle çağdaş seramikler Saraçhane ve Perge buluntularıdır. Anadolunun güneydoğusundaki höyük tipi ören yerlerinin Ortaçağ tabakalarında, Demre örnekleri ile aynı döneme tarihlenen seramikler bulunur. Bu verilere göre, Bizans sırsız seramiklerinin araştırmalarda yeterince değerlendirilmeye alınmadığı ve bu alanda önemli bir bilgi boşluğu olduğu görülür. Bu nedenle Demre-Myra Aziz Nikolaos Kilisesi kazılarında ortaya çıkarılan 35.000 seramik parçasının çok yönlü değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik çalışmalar sonucu elde edilecek verilerin bu alandaki bilgi boşluğuna ve buna bağlı oluşan sorunların çözümüne önemli katkılar sağlayabileceği öngörülmüştür.
Likya Bölgesinin metropolisi Demre-Myrada, Aziz Nikolaos Kilisesindeki kazılar, 5. yy.dan 14. yy. sonuna kadar bölgenin tarihsel gelişimini, arkeolojik malzemelerle izlememize olanak verir. Sırsız seramikler, bu malzemelerin sayısal yönden en yoğun grubudur. Bu seramikler kazı ve yüzey araştırmalarında yine en yoğun ve yaygın buluntulardır. Buna karşın kazılarda sırsız seramikler çoğunlukla değerlendirme dışı bırakılırlar. Geçmişin yapısını mümkün olduğunca bütün yönleriyle tekrar elde etmeye çalışmak, sistematik bir kazının amacıdır. Bu anlayışa göre sırsız seramiklerin kazılarda değerlendirme dışı bırakılması önemli bir sorun oluşturur. Bir topluluğun kültüründe, beslenme ihtiyacını karşılamakta kullanılan malzemeler temel işleve sahiptir. Bu nedenle sırsız seramikler günlük yaşamı ve bu yaşamın zaman içerisindeki değişimini takip edebileceğimiz verilere ulaşılmasını sağlayan önemli bir buluntu grubu olabilirler. Seramiklerin sayısal yoğunluğu bile üretim-tüketim, alış-veriş sistemlerinin anlaşılır hale getirilmesinde önemli veriler sunabilir. Sırsız seramik buluntularını içeren yayınlarda, özellikle Likya Bölgesinde, genellikle en geç İ.S. 7. yy. örneklerine ulaşılabilir. Bu nedenle Demre buluntularının küçük bir bölümüne çağdaş örnekler izlenebilir. Demrenin yer aldığı Likya Bölgesinde halen sürmekte olan Limyra ve Ksanthos kazılarındaki seramikler için kazı ön raporu niteliğinde yayınlar bulunur. Kyaneai, Dereağzı, Alahan ve Ölüdenizdeki Karacaören ve Gemiler Adadaki yüzey araştırmaları sonuçlarına ait seramik yayınları vardır. Ancak söz konusu yayınlar daha çok yüzeyde bulunan seramiklerin belgelenmesine yönelik katalog niteliğindeki çalışmalardır. Likya Bölgesi dışındaki kazı ve yüzey araştırmalarının sonuç raporlarında, Bizans Dönemi sırsız seramiklerine yer verilenlerden ilki Tarsus Gözlü Kulede ortaya çıkarılan buluntuları konu alır.Bunu,Korucutepe, Aşvan Kale, Anamur, Sardes, Saraçhane11, Perge, Efes, Gritille, Sagalassos ve Kinet buluntularını içeren yayınlar izler. Bunlardan Sagalassos, doktora tezi kapsamında en geç 7. yy.a kadar tarihlenen sırsız seramik malzemeleri konu alır ve Demre buluntularının bir grubuyla paralel örnekler sunar. Bu durum sayısal olarak çok az örnekle temsil edilen Tarsus, Anamur, Sardes ve Efes yayınlarında tekrarlanır. Demre örnekleriyle çağdaş seramikler Saraçhane ve Perge buluntularıdır. Anadolunun güneydoğusundaki höyük tipi ören yerlerinin Ortaçağ tabakalarında, Demre örnekleri ile aynı döneme tarihlenen seramikler bulunur. Bu verilere göre, Bizans sırsız seramiklerinin araştırmalarda yeterince değerlendirilmeye alınmadığı ve bu alanda önemli bir bilgi boşluğu olduğu görülür. Bu nedenle Demre-Myra Aziz Nikolaos Kilisesi kazılarında ortaya çıkarılan 35.000 seramik parçasının çok yönlü değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik çalışmalar sonucu elde edilecek verilerin bu alandaki bilgi boşluğuna ve buna bağlı oluşan sorunların çözümüne önemli katkılar sağlayabileceği öngörülmüştür.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat