Çöküş

Stok Kodu:
9786059828567
Boyut:
135-230
Sayfa Sayısı:
480
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-05
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
11.10
8.88
9786059828567
407028
Çöküş
Çöküş
8.88
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Aygün, yaklaşan genel seçimler öncesi bir ''seçim kitabı''na imza attı.

''Çöküş'' adlı kitap, AKP'nin ''Batılı'' Türkiye'yi nasıl modern dünyadan uzaklaştırarak bir çöküşe götürdüğü kadar; çöküş sırasının artık ''Türkiye'yi çökertmeye çalışanlara'' geldiğini anlatıyor.

Gezi'nin efsanevi yayıncısı Halk TV'yi yönetirken yaşadıklarını, gördüklerini, ''bir dönemin günlüğünü tutar'' gibi analizleriyle halka aktaran Hakan Aygün, ''Çöküş''te 2015 genel seçimleri sonrasındaki olasılıklara ışık tutuyor. ''Çöküş''ün önce Erdoğan'ın sonra AKP için niye kaçınılmaz olduğunu anlatıyor.

Türkiye'nin ''AKP iktidara gelirse bir daha demokratik seçim olmaz'' ya da ''AKP sandık hileleriyle sandığı bırakmak istemeyecektir'' tartışmalarıyla gittiği 2015 seçimlerinin havasını anlatan bir ''dönem kitabı'' olma özelliğini de taşıyan ''Çöküş'', bu özelliğiyle kütüphanelerde yer alması gereken bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.

AKP-Cemaat kavgasının gizli şifrelerini çözmeye çalışırken, direkt taraf olmadan ''yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıktı'' yaklaşımıyla, ''olayın sıcaklığına'' kapılmadan objektif bir fotoğraf çekmeye uğraşıyor.

Hakan Aygün kitabında, ''kadın fıtrattan erkekle eşit değil'' söylemi ve seçim meydanlarına Kuran'la çıkmaya uzanan İslamcılığın vardığı noktaların günlüğünü tutuyor. Hırsızlık ve yolsuzlukları sahiplenmeye dek uzanan ''dinci fanatikliğin'' arkasındaki ''amaç için her yol mübah''a dek ulaşan ''takiyye'' geleneğinin kodlarını çözmeye çalışıyor.

Hakan Aygün kitabında, HDP'nin baraj sorununun gelecekte hangi tartışmalara gebe olduğunu, gün gelip ''Türklerin bölünmeyi isteyebileceği'' fantezisiyle harmanlayıp, ulusalcı sol Kürt siyasetinin sıkıntılarına da el atıyor.

Hakan Aygün, ''Neden CHP ile özdeşleşen Halk TV'de'' çalıştığının cevabını da, satır aralarına sıkıştırdığı ''medyanın yaşadığı iktidar baskılarını'' anlatarak veriyor.

AKP'nin en son rahibin içeri tıkıldığı meşhur Nazi fıkrasını ''en son imamları içeri tıkarak'' günümüzde yaşattığını anlatırken, politik tavrını da, toplumun tüm renklerini kapsayan merkeze açılmış bir kitle partisi olmaya, yani gerçek anlamda sosyal demokratlığa soyunmuş CHP'den yana koymaktan kaçmıyor. Türkiye'ye demokrasiyi getiren Atatürk'ün Partisi CHP'nin yeni görevinin sadece ''ulusalcılık'' sadece ''solculuk'' ya da sadece ''liberallik'' gibi ''tekli'' alanlara sıkışmadan, Türkiye'nin ''Ortadoğululaşmasını'' engellemek için ''merkezin yeniden inşası'' olduğuna dikkat çekiyor.


''Çöküş'', Hakan Aygün'ün kuruluş aşamalarını bir gazeteci olarak çok yakından takip ettiği AKP'nin ''İslamcılığın demokrasi'' sorunu yüzünden nasıl önce kendisinden olmayanlarla, sonra da kendisinden olanlarla bile kavgaya sürüklenerek, çöküşe doğru gittiğini anlatıyor.

Hakan Aygün, ''Çöküş''te şimdiye dek paylaşmadığı bazı ''çok özel kulis bilgilerini'' de, gazeteciliğin olmazsa olmazı ''off the record'' kuralının sınırlarını aşmadan, değişik imalarla veriyor.

Hakan Aygün, Cumhuriyet Gazetesi'nde çalıştığı 1980'li yılların sonunda kaleme aldığı, Türkiye'de siyasal İslam'ın iktidara geleceği uyarısını yaptığı ''Şeriatın Ayak Sesleri'' kitabının ikinci ve son cildi olarak gördüğü ''Çöküş''te, siyasal İslam'ın çöküşe geçeceğinin müjdesini veriyor.
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Aygün, yaklaşan genel seçimler öncesi bir ''seçim kitabı''na imza attı.

''Çöküş'' adlı kitap, AKP'nin ''Batılı'' Türkiye'yi nasıl modern dünyadan uzaklaştırarak bir çöküşe götürdüğü kadar; çöküş sırasının artık ''Türkiye'yi çökertmeye çalışanlara'' geldiğini anlatıyor.

Gezi'nin efsanevi yayıncısı Halk TV'yi yönetirken yaşadıklarını, gördüklerini, ''bir dönemin günlüğünü tutar'' gibi analizleriyle halka aktaran Hakan Aygün, ''Çöküş''te 2015 genel seçimleri sonrasındaki olasılıklara ışık tutuyor. ''Çöküş''ün önce Erdoğan'ın sonra AKP için niye kaçınılmaz olduğunu anlatıyor.

Türkiye'nin ''AKP iktidara gelirse bir daha demokratik seçim olmaz'' ya da ''AKP sandık hileleriyle sandığı bırakmak istemeyecektir'' tartışmalarıyla gittiği 2015 seçimlerinin havasını anlatan bir ''dönem kitabı'' olma özelliğini de taşıyan ''Çöküş'', bu özelliğiyle kütüphanelerde yer alması gereken bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.

AKP-Cemaat kavgasının gizli şifrelerini çözmeye çalışırken, direkt taraf olmadan ''yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıktı'' yaklaşımıyla, ''olayın sıcaklığına'' kapılmadan objektif bir fotoğraf çekmeye uğraşıyor.

Hakan Aygün kitabında, ''kadın fıtrattan erkekle eşit değil'' söylemi ve seçim meydanlarına Kuran'la çıkmaya uzanan İslamcılığın vardığı noktaların günlüğünü tutuyor. Hırsızlık ve yolsuzlukları sahiplenmeye dek uzanan ''dinci fanatikliğin'' arkasındaki ''amaç için her yol mübah''a dek ulaşan ''takiyye'' geleneğinin kodlarını çözmeye çalışıyor.

Hakan Aygün kitabında, HDP'nin baraj sorununun gelecekte hangi tartışmalara gebe olduğunu, gün gelip ''Türklerin bölünmeyi isteyebileceği'' fantezisiyle harmanlayıp, ulusalcı sol Kürt siyasetinin sıkıntılarına da el atıyor.

Hakan Aygün, ''Neden CHP ile özdeşleşen Halk TV'de'' çalıştığının cevabını da, satır aralarına sıkıştırdığı ''medyanın yaşadığı iktidar baskılarını'' anlatarak veriyor.

AKP'nin en son rahibin içeri tıkıldığı meşhur Nazi fıkrasını ''en son imamları içeri tıkarak'' günümüzde yaşattığını anlatırken, politik tavrını da, toplumun tüm renklerini kapsayan merkeze açılmış bir kitle partisi olmaya, yani gerçek anlamda sosyal demokratlığa soyunmuş CHP'den yana koymaktan kaçmıyor. Türkiye'ye demokrasiyi getiren Atatürk'ün Partisi CHP'nin yeni görevinin sadece ''ulusalcılık'' sadece ''solculuk'' ya da sadece ''liberallik'' gibi ''tekli'' alanlara sıkışmadan, Türkiye'nin ''Ortadoğululaşmasını'' engellemek için ''merkezin yeniden inşası'' olduğuna dikkat çekiyor.


''Çöküş'', Hakan Aygün'ün kuruluş aşamalarını bir gazeteci olarak çok yakından takip ettiği AKP'nin ''İslamcılığın demokrasi'' sorunu yüzünden nasıl önce kendisinden olmayanlarla, sonra da kendisinden olanlarla bile kavgaya sürüklenerek, çöküşe doğru gittiğini anlatıyor.

Hakan Aygün, ''Çöküş''te şimdiye dek paylaşmadığı bazı ''çok özel kulis bilgilerini'' de, gazeteciliğin olmazsa olmazı ''off the record'' kuralının sınırlarını aşmadan, değişik imalarla veriyor.

Hakan Aygün, Cumhuriyet Gazetesi'nde çalıştığı 1980'li yılların sonunda kaleme aldığı, Türkiye'de siyasal İslam'ın iktidara geleceği uyarısını yaptığı ''Şeriatın Ayak Sesleri'' kitabının ikinci ve son cildi olarak gördüğü ''Çöküş''te, siyasal İslam'ın çöküşe geçeceğinin müjdesini veriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat