Ermeni Tehciri Sırasında Sağlık Sorunlarına Karşı Alınan Tedbirler ve Uygulamalar

Stok Kodu:
9786056818325
Boyut:
135-210
Sayfa Sayısı:
255
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019-02
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
6.95
5.56
9786056818325
460420
Ermeni Tehciri Sırasında Sağlık Sorunlarına Karşı Alınan Tedbirler ve Uygulamalar
Ermeni Tehciri Sırasında Sağlık Sorunlarına Karşı Alınan Tedbirler ve Uygulamalar
5.556
Ermeni tehciri, son yüzyılda Türkiye'nin sürekli önüne getirilen en önemli dış politik sorunu olmuştur. Önceki yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl muayyen günlerde siyasi gündeme sokulan tartışmalar, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde nispeten de olsa bağımsız politikalar gütme çabalarına koşut biçimde gittikçe daha üst perdeden işlenmeye ve siyasi tehditlere dönüştürülerek sunulmaya başlanmıştır. Türkiye, bu gelişmelere, daha doğrusu düşmanca tutumlara karşı hiç durmadan, yıllar boyunca tarih biliminin temin ettiği bilgiler ve arşiv belgeleriyle karşı koymaya, gerçeği işleyen argümanlar sunmaya gayret etmektedir. Ancak karşı siyaset o kadar kasıtlıdır ki, Türkiye'nin, bu tarihi olayın arşiv belgelerini çok taraflı olarak birlikte inceleyelim teklifleri bile karşılıksız bırakılmaktadır. Yine de, her türlü kasıt ve göz ardı çabalarına rağmen, Türkiye, siyasetini bilimin yolundan ayırmamalı, arşiv dökümanları ile bu tarihi olayın gerçeklerini aydınlatmaya devam etmelidir.

Elinizdeki bu kitap, Ermeni tehciri sırasında verilen sağlık hizmetlerini belgeleriyle anlatmakta ve dökümante etmektedir. Tehcir sırasındaki sağlık hizmetlerinin veriliş şekilleri ve boyutu, tehcirin ardındaki niyeti, uygulamanın ne olduğunu, ortada bir soykırım olup olmadığını en açık biçimde ortaya koyabilecek kanıtlardır. Eğer niyet bir soykırım olsaydı, tehcir boyunca kısıtlanmış veya saptırılmış sağlık çalışmalarıyla soykırımın maksadına uygun olarak tehcire tabi tutulanların çeşitli şekillerde ve olabildiğince tükenmelerine fırsat verilirdi. Kaldı ki kendiliğinden sağlık nedenli ölümlerin savunulması da politik olarak kolay olurdu. Ama kitapta belgelendiği şekilde, görüyoruz ki, imkanları kısıtlı, üstelik savaşta olan Osmanlı Devleti, savaşan ordusunun iaşesinden keserek ayırdığı paylarla tehcir edilen Ermenilerin beslenmesini sağlamaya, hastaneler kurmaya, aşı ve ilaç teminine, bakımevleri işletmeye, güvenlik tedbirleri ile tehcir edilenleri muhafazaya çabalamış, üstelik bütün bunları dünyanı gözü önünde, misyonerlerin denetiminde ve hatta onların da aktif görev ve yetkiler almalarını kolaylaştırarak, onlarla birlikte yapmaya çalışmıştır. Ermeni tehciri sırasında verilen sağlık hizmetlerinin niteliği ve hacmi, o olayın asla bir soykırım olmadığını, sömürgeciler tarafından kullanılabilecek hassasiyete sahip bir popülasyonun coğrafi ve toplumsal güvenlik nedeniyle yer değiştirme işi olduğunu, insanlık adına özenle, dikkatle ve geri dönüş imkanıyla yapıldığını açıkça kanıtlayacak hususlardan birisidir.
Ermeni tehciri, son yüzyılda Türkiye'nin sürekli önüne getirilen en önemli dış politik sorunu olmuştur. Önceki yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl muayyen günlerde siyasi gündeme sokulan tartışmalar, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde nispeten de olsa bağımsız politikalar gütme çabalarına koşut biçimde gittikçe daha üst perdeden işlenmeye ve siyasi tehditlere dönüştürülerek sunulmaya başlanmıştır. Türkiye, bu gelişmelere, daha doğrusu düşmanca tutumlara karşı hiç durmadan, yıllar boyunca tarih biliminin temin ettiği bilgiler ve arşiv belgeleriyle karşı koymaya, gerçeği işleyen argümanlar sunmaya gayret etmektedir. Ancak karşı siyaset o kadar kasıtlıdır ki, Türkiye'nin, bu tarihi olayın arşiv belgelerini çok taraflı olarak birlikte inceleyelim teklifleri bile karşılıksız bırakılmaktadır. Yine de, her türlü kasıt ve göz ardı çabalarına rağmen, Türkiye, siyasetini bilimin yolundan ayırmamalı, arşiv dökümanları ile bu tarihi olayın gerçeklerini aydınlatmaya devam etmelidir.

Elinizdeki bu kitap, Ermeni tehciri sırasında verilen sağlık hizmetlerini belgeleriyle anlatmakta ve dökümante etmektedir. Tehcir sırasındaki sağlık hizmetlerinin veriliş şekilleri ve boyutu, tehcirin ardındaki niyeti, uygulamanın ne olduğunu, ortada bir soykırım olup olmadığını en açık biçimde ortaya koyabilecek kanıtlardır. Eğer niyet bir soykırım olsaydı, tehcir boyunca kısıtlanmış veya saptırılmış sağlık çalışmalarıyla soykırımın maksadına uygun olarak tehcire tabi tutulanların çeşitli şekillerde ve olabildiğince tükenmelerine fırsat verilirdi. Kaldı ki kendiliğinden sağlık nedenli ölümlerin savunulması da politik olarak kolay olurdu. Ama kitapta belgelendiği şekilde, görüyoruz ki, imkanları kısıtlı, üstelik savaşta olan Osmanlı Devleti, savaşan ordusunun iaşesinden keserek ayırdığı paylarla tehcir edilen Ermenilerin beslenmesini sağlamaya, hastaneler kurmaya, aşı ve ilaç teminine, bakımevleri işletmeye, güvenlik tedbirleri ile tehcir edilenleri muhafazaya çabalamış, üstelik bütün bunları dünyanı gözü önünde, misyonerlerin denetiminde ve hatta onların da aktif görev ve yetkiler almalarını kolaylaştırarak, onlarla birlikte yapmaya çalışmıştır. Ermeni tehciri sırasında verilen sağlık hizmetlerinin niteliği ve hacmi, o olayın asla bir soykırım olmadığını, sömürgeciler tarafından kullanılabilecek hassasiyete sahip bir popülasyonun coğrafi ve toplumsal güvenlik nedeniyle yer değiştirme işi olduğunu, insanlık adına özenle, dikkatle ve geri dönüş imkanıyla yapıldığını açıkça kanıtlayacak hususlardan birisidir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat