Eşkıya Aşk Bin Zulüm, İki Ölüm ve Bir Aşkın Hikayesi

Stok Kodu:
9786054715923
Boyut:
145-215
Sayfa Sayısı:
288
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2014-11
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
3.89
3.11
9786054715923
553326
Eşkıya Aşk
Eşkıya Aşk Bin Zulüm, İki Ölüm ve Bir Aşkın Hikayesi
3.111
Kara Ali'nin ölüm haberi Yörüklerle beraber dört bir yana yayıldıktan sonra yıllar geçti. Onu görenler ve tanıyanlar adeta onun cismini ve sesini yüreklerinde mihman ettiler. Gün geceye karışıp da devran değişince, sıra dağların ardında bir ses "Ey yerlerin, göklerin, şu aklımızla erişemediğimiz gerçeklerin sahibi, sen iyiliğini daim eyle, bizi kötülüklerden koru, sana muhtaçları güzelliklerinden geri koyma..." dedi. Bu ses asırlık ağaçları okşayıp söz olmaktan çıktı. O anda Binboğa Dağlarından Çukurova'ya doğru bir garbi yeli esti, yıldızlar titredi, çıplak ağaçlar utandı... Ziyaret suyundan içen kınalı keklik peyikerek kanatlandı. Çığrışarak önce Bebek Dağlarına, oradan da Çukurova'ya doğru uçarak gözden kayboldu...

Bir eşkıya kimi zaman kuş olup, kanatlanarak uçmalıydı. Gözden kaybolup, ulu bir ağacın kovuğunda kendine yeni bir dünya kurabilmeliydi. Kimi zaman da bir tohum gibi toprağa düşmeliydi. Tabiatın rengini alıp, kendisine bakan gözlere bile görünmemeliydi. Bazı zamanlarda da rüzgâr olup esmeli idi bir uçtan diğer uca... Eşkıyanın sadece varlığı hissedilmeliydi. Kara Ali gibi...
Kara Ali'nin ölüm haberi Yörüklerle beraber dört bir yana yayıldıktan sonra yıllar geçti. Onu görenler ve tanıyanlar adeta onun cismini ve sesini yüreklerinde mihman ettiler. Gün geceye karışıp da devran değişince, sıra dağların ardında bir ses "Ey yerlerin, göklerin, şu aklımızla erişemediğimiz gerçeklerin sahibi, sen iyiliğini daim eyle, bizi kötülüklerden koru, sana muhtaçları güzelliklerinden geri koyma..." dedi. Bu ses asırlık ağaçları okşayıp söz olmaktan çıktı. O anda Binboğa Dağlarından Çukurova'ya doğru bir garbi yeli esti, yıldızlar titredi, çıplak ağaçlar utandı... Ziyaret suyundan içen kınalı keklik peyikerek kanatlandı. Çığrışarak önce Bebek Dağlarına, oradan da Çukurova'ya doğru uçarak gözden kayboldu...

Bir eşkıya kimi zaman kuş olup, kanatlanarak uçmalıydı. Gözden kaybolup, ulu bir ağacın kovuğunda kendine yeni bir dünya kurabilmeliydi. Kimi zaman da bir tohum gibi toprağa düşmeliydi. Tabiatın rengini alıp, kendisine bakan gözlere bile görünmemeliydi. Bazı zamanlarda da rüzgâr olup esmeli idi bir uçtan diğer uca... Eşkıyanın sadece varlığı hissedilmeliydi. Kara Ali gibi...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat