Gürer Aykal Bir Cumhuriyet Çocuğunun Orkestra Şefi Olarak Portresi

Stok Kodu:
3003343100014
Boyut:
135-210
Sayfa Sayısı:
224
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2014
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%20 indirimli
4.17
3.33
3003343100014
566059
Gürer Aykal
Gürer Aykal Bir Cumhuriyet Çocuğunun Orkestra Şefi Olarak Portresi
3.333
Gürer Aykal, Eskişehir'in Çifteler köyünde dünyaya gelmiş, Fırat Nehri7nde yüzmeyi öğrenmiş, Diyarbakır'ın Süryani Kilisesi'ndeki orgu çalmış, Sülüklü Sokak'ta futbol takımı kurmuş; babası, müzik öğretmeni "Tevfik Hoca" sayesinde doğal bir müzik ortamında yetişmiş. bir gün devletin müfettişleri Anadolu'da tarama yaparken onun absolut kulağını öğrenmişler. Ankara Devlet Konservatuvarı'na getirildiğinde 11-12 yaşlarındaymış ve 26 yaşına dek bu kurumun öğrencisi olmuş. Okuldaki ilk günlerinde küçük çalgı toplulukları kurup, kendine göre besteler yazıp onları yönetmesi hocalarının dikkatini çekmiş.

Ahmed Adnan Saygun yaşamı boyunca onun hamisi, Prof. Lessing ise rol modeli olmuş. Londra'da Royal Academy ve Guildhall Music School'dan sonra Roma'da, Santa Cecilia'nın diplomalarını almış. Yaşamının her döneminde içerik ya da yorum açısından yoz bulduğu müzikle savaşmış. Böylece kimi orkestracının protestosuna uğrarken, kimi orkestracıya da yeni ufuklar açmış. Dünyanın değişik köşelerinde sayısız Türk yapıtı çaldırıp pek çok yabancı sanatçıya da Türk bestecileri tanıtmış.1991'den beri Sevda Cenap And Vakfı'nın Danışma Kurulu Başkanı olan Gürer Aykal bu kitapta yaşam öyküsünü kendi ağzından anlatıyor. Onunla orkestra şefliği üstüne yaptığımız bir söyleşi nice genç müzikçiye ışık tutacaktır. Ben ilk kez bir orkestra şefinin portresini yazdım. Tutkulu ve başarılı bir Cumhuriyet çocuğunun dünyasını sizinle paylaşmanın kıvancını yaşıyorum.
-Evin İlyasoğlu-
Gürer Aykal, Eskişehir'in Çifteler köyünde dünyaya gelmiş, Fırat Nehri7nde yüzmeyi öğrenmiş, Diyarbakır'ın Süryani Kilisesi'ndeki orgu çalmış, Sülüklü Sokak'ta futbol takımı kurmuş; babası, müzik öğretmeni "Tevfik Hoca" sayesinde doğal bir müzik ortamında yetişmiş. bir gün devletin müfettişleri Anadolu'da tarama yaparken onun absolut kulağını öğrenmişler. Ankara Devlet Konservatuvarı'na getirildiğinde 11-12 yaşlarındaymış ve 26 yaşına dek bu kurumun öğrencisi olmuş. Okuldaki ilk günlerinde küçük çalgı toplulukları kurup, kendine göre besteler yazıp onları yönetmesi hocalarının dikkatini çekmiş.

Ahmed Adnan Saygun yaşamı boyunca onun hamisi, Prof. Lessing ise rol modeli olmuş. Londra'da Royal Academy ve Guildhall Music School'dan sonra Roma'da, Santa Cecilia'nın diplomalarını almış. Yaşamının her döneminde içerik ya da yorum açısından yoz bulduğu müzikle savaşmış. Böylece kimi orkestracının protestosuna uğrarken, kimi orkestracıya da yeni ufuklar açmış. Dünyanın değişik köşelerinde sayısız Türk yapıtı çaldırıp pek çok yabancı sanatçıya da Türk bestecileri tanıtmış.1991'den beri Sevda Cenap And Vakfı'nın Danışma Kurulu Başkanı olan Gürer Aykal bu kitapta yaşam öyküsünü kendi ağzından anlatıyor. Onunla orkestra şefliği üstüne yaptığımız bir söyleşi nice genç müzikçiye ışık tutacaktır. Ben ilk kez bir orkestra şefinin portresini yazdım. Tutkulu ve başarılı bir Cumhuriyet çocuğunun dünyasını sizinle paylaşmanın kıvancını yaşıyorum.
-Evin İlyasoğlu-
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat