Sepetim (0) Toplam: £0.00
Yeni
Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları - Vatan'ın Son Parçası

Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları - Vatan'ın Son Parçası

Liste Fiyatı : £15.50
9789750518737
170066
Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları - Vatan'ın Son Parçası
Hatay'daki Uluslaştırma Politikaları - Vatan'ın Son Parçası
İletişim Yayınları
15.50

"Hatay'ın Türkiye'ye katılması sonrasında vatandaşın Türkçe konuşması istendi, bu yüzden ufak tefek baskılar da oldu. Herkes Türkçe'yi, şükürler olsun, çok güzel konuşmaya başladı. […] Bir cumhuriyet savcısı vardı Antakya'da. Aşur Bey diye bir adamcağız. […] Doğumevine giderken bizim okulun önünden geçer, biz de top oynardık orada. Top oynarken herkes Arapça konuşuyor haliyle. Arapça konuşurken Aşur Bey dururdu orada, iki elini arkasına koyar, 'Arapça konuşma!' diye bağırırdı. […] Yani baskı da olmasın, 'Arapça konuşma', yahu konuşacak, adamın anadili." 

Hatay'ın Türkiye'ye ilhakı, şimdiye kadar daha çok uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihi bağlamında incelendi. Levent Duman, ayrıntılı incelemesinde, bu olayın "iç politik" işlevini aydınlatıyor. Kitapta Hatay'ın ilhakı, Türk milliyetçiliğinin inşa süreci bağlamında ele alınıyor. Bu ilhakın, Türk etno-merkezciliğinin ve Türk dil-tarih tezlerinin geliştirilmesindeki rolünü, örnekleriyle, bütün canlılığıyla görüyoruz. Arap Alevilerinin aslında "Eti Türkleri" olduğu tezi, bunun çıplak bir örneği… 

Bu deneyim aynı zamanda, bir somut vatanın, bir beşeri coğrafyanın kendine özgü yapısının, bağlandığı anavatana uydurulmasının hikâyesidir. Hazin bir homojenleştirme hikâyesi… Levent Duman, kitabın sonunda, bu tarihsel deneyimi bugünün Hatay'ına bakarak da sorguluyor. Hatay'ın farklılıklar ve çoğulculuk mirasından geriye, "risklerden arınmış" yapay bir "hoşgörünün" mükaldığını sorarak… 

"Hatay'ın Türkiye'ye katılması sonrasında vatandaşın Türkçe konuşması istendi, bu yüzden ufak tefek baskılar da oldu. Herkes Türkçe'yi, şükürler olsun, çok güzel konuşmaya başladı. […] Bir cumhuriyet savcısı vardı Antakya'da. Aşur Bey diye bir adamcağız. […] Doğumevine giderken bizim okulun önünden geçer, biz de top oynardık orada. Top oynarken herkes Arapça konuşuyor haliyle. Arapça konuşurken Aşur Bey dururdu orada, iki elini arkasına koyar, 'Arapça konuşma!' diye bağırırdı. […] Yani baskı da olmasın, 'Arapça konuşma', yahu konuşacak, adamın anadili." 

Hatay'ın Türkiye'ye ilhakı, şimdiye kadar daha çok uluslararası ilişkiler ve diplomasi tarihi bağlamında incelendi. Levent Duman, ayrıntılı incelemesinde, bu olayın "iç politik" işlevini aydınlatıyor. Kitapta Hatay'ın ilhakı, Türk milliyetçiliğinin inşa süreci bağlamında ele alınıyor. Bu ilhakın, Türk etno-merkezciliğinin ve Türk dil-tarih tezlerinin geliştirilmesindeki rolünü, örnekleriyle, bütün canlılığıyla görüyoruz. Arap Alevilerinin aslında "Eti Türkleri" olduğu tezi, bunun çıplak bir örneği… 

Bu deneyim aynı zamanda, bir somut vatanın, bir beşeri coğrafyanın kendine özgü yapısının, bağlandığı anavatana uydurulmasının hikâyesidir. Hazin bir homojenleştirme hikâyesi… Levent Duman, kitabın sonunda, bu tarihsel deneyimi bugünün Hatay'ına bakarak da sorguluyor. Hatay'ın farklılıklar ve çoğulculuk mirasından geriye, "risklerden arınmış" yapay bir "hoşgörünün" mükaldığını sorarak… 
Stok Kodu
:
9789750518737
Boyut
:
13 x 19 cm.
Sayfa Sayısı
:
456
Basım Yeri
:
İstanbul
Basım Tarihi
:
2016
Kapak Türü
:
Karton Kapak
Kağıt Türü
:
2. Hamur
Dili
:
Türkçe
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat