İçimizdeki Cin Hakikatiyle Gezi Parkı Olayları

Stok Kodu:
9786058596030
Boyut:
130-210
Sayfa Sayısı:
106
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2015-03
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%20 indirimli
2.70
2.16
9786058596030
391728
İçimizdeki Cin
İçimizdeki Cin Hakikatiyle Gezi Parkı Olayları
2.16
İslami Büyük Doğu neyin emrindeyse, İslami Seriyye fikir ve hamle trafiği de onun emrinde olarak onun emrindedir! Allah'tan, yoğun trafiğiyle bir gün bütün dünyada İslami seyir ve tesir turları atmasını dilediğimiz Seriyye'nin, avucuna konmuş hamurunu nasıl da genişletme dert ve faaliyetinde olduğunun ispat numunelerinden biri de, elinizdeki bu eserdir! Şu cümleler, elinizdeki eserin tamamlanmasından sonra dikkatimizi çekmiş tarafıyla Büyük Doğu Mütefekkiri'nden: "Ayol, şimdi sana musallat olan kanlı ifrit, senin tam 57 yıllık tarlanda yetiştirdiğin ve imanı yıkmak suretiyle beslediğin şeytanın ta kendisi değil de nedir!"

Bu cümlelerin edildiği tarihe dikkat; Temmuz 1980! Elinizdeki eserin icrasına sebep olan Gezi Parkı Olaylarının, bu tarihten tam 33 yıl sonra vuku bulduğunu ve bu olayların bu eserde "içimizdeki cin"in çırpınışları olarak vasf edildiğini düşündüğünüzde, Büyük Doğu Külliyatı'ndaki tek cümlelik bir hamur topağının genişletilerek, eserlik çapta bir ekmeğe nasıl dönüştürüldüğü de aynen belirir. Üstad'ın devlet ve millet şahsiyetine seslenerek "şimdi sana musallat olan ifrit" diye vasfettiği kaçak ve kurnaz ifrit, Gezi Parkı Olayları vesilesiyle baş göstermiş ve elinizdeki "İçimizdeki Cin" eseriyle fotoğraflanmıştır! İslami Büyük Doğu davasını, İslami Seriyye adımlarıyla genişletmek ve el atılan her meselenin bostanından hikmet gülleri devşirmek derdindeyiz... Saflarımızı gevşeten ve bütün yolların nihayetinde tek Mutlak Varlık olan Allah'a çıkacağını ihtar eden ebediyet hissinden mahrum olan kaypaklara inat, saflarımızı daima genişleyen kâinata müsavi olarak saflarımızı genişleten ve her an Allah var diye yaşayan, ölen, düşünen, yürüyen, yiyen, kavga eden bir şuurun kapısında, içeriye alınacağımız günün hasretiyle kavrulmaktayız.

Bu şuur ve bu hasret! Yelkenlerimizi şişiren rüzgâr, bu şuurun vadisinden geçmekte ve bu hasretin iştiyakiyle üflenmektedir! Elimizde bu şuurun düzeni, kalbimizde bu hasretin imanı olduktan sonra yollar açılacak ve biz genişleyeceğiz... İslami Büyük Doğu genişleyecek, İslami Seriyye koşacak! Zaman, küfür ve zulümden boşalttığımız işgal alanlarına yeniden ve her zerremizle dolmak zamanıdır! "İçimizdeki Cin" def olacak ve biz kendi bedenimize bütün halde yeniden dolacağız! Zaman, zamanı gelmiş fikrin zamanıdır!
İslami Büyük Doğu neyin emrindeyse, İslami Seriyye fikir ve hamle trafiği de onun emrinde olarak onun emrindedir! Allah'tan, yoğun trafiğiyle bir gün bütün dünyada İslami seyir ve tesir turları atmasını dilediğimiz Seriyye'nin, avucuna konmuş hamurunu nasıl da genişletme dert ve faaliyetinde olduğunun ispat numunelerinden biri de, elinizdeki bu eserdir! Şu cümleler, elinizdeki eserin tamamlanmasından sonra dikkatimizi çekmiş tarafıyla Büyük Doğu Mütefekkiri'nden: "Ayol, şimdi sana musallat olan kanlı ifrit, senin tam 57 yıllık tarlanda yetiştirdiğin ve imanı yıkmak suretiyle beslediğin şeytanın ta kendisi değil de nedir!"

Bu cümlelerin edildiği tarihe dikkat; Temmuz 1980! Elinizdeki eserin icrasına sebep olan Gezi Parkı Olaylarının, bu tarihten tam 33 yıl sonra vuku bulduğunu ve bu olayların bu eserde "içimizdeki cin"in çırpınışları olarak vasf edildiğini düşündüğünüzde, Büyük Doğu Külliyatı'ndaki tek cümlelik bir hamur topağının genişletilerek, eserlik çapta bir ekmeğe nasıl dönüştürüldüğü de aynen belirir. Üstad'ın devlet ve millet şahsiyetine seslenerek "şimdi sana musallat olan ifrit" diye vasfettiği kaçak ve kurnaz ifrit, Gezi Parkı Olayları vesilesiyle baş göstermiş ve elinizdeki "İçimizdeki Cin" eseriyle fotoğraflanmıştır! İslami Büyük Doğu davasını, İslami Seriyye adımlarıyla genişletmek ve el atılan her meselenin bostanından hikmet gülleri devşirmek derdindeyiz... Saflarımızı gevşeten ve bütün yolların nihayetinde tek Mutlak Varlık olan Allah'a çıkacağını ihtar eden ebediyet hissinden mahrum olan kaypaklara inat, saflarımızı daima genişleyen kâinata müsavi olarak saflarımızı genişleten ve her an Allah var diye yaşayan, ölen, düşünen, yürüyen, yiyen, kavga eden bir şuurun kapısında, içeriye alınacağımız günün hasretiyle kavrulmaktayız.

Bu şuur ve bu hasret! Yelkenlerimizi şişiren rüzgâr, bu şuurun vadisinden geçmekte ve bu hasretin iştiyakiyle üflenmektedir! Elimizde bu şuurun düzeni, kalbimizde bu hasretin imanı olduktan sonra yollar açılacak ve biz genişleyeceğiz... İslami Büyük Doğu genişleyecek, İslami Seriyye koşacak! Zaman, küfür ve zulümden boşalttığımız işgal alanlarına yeniden ve her zerremizle dolmak zamanıdır! "İçimizdeki Cin" def olacak ve biz kendi bedenimize bütün halde yeniden dolacağız! Zaman, zamanı gelmiş fikrin zamanıdır!
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat