Kadı ve Falcı Beyrutlu Bir Osmanlı Kadısının Mahrem Dünyası (1843)

Stok Kodu:
9789758635078
Boyut:
140-200
Sayfa Sayısı:
172
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2002-05
Çeviren:
Dost Körpe
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
4.17
3.33
9789758635078
32664
Kadı ve Falcı
Kadı ve Falcı Beyrutlu Bir Osmanlı Kadısının Mahrem Dünyası (1843)
3.333
Lübnanlı avukat Nabil Saleh´in ilk romanı olan Kadı ve Falcı, Hicri 1259 (Miladi 1843) yılında Osmanlı İmparatorluğu´na bağlı Beyrut´ta kadılık görevini yürüten Ebu Halit´in günlüğünü kapsar. Ancak Ebu Halit, aynı yılın onuncu ayında günlüğü yazmayı bırakır. Bu yıl, Lübnan Dağı ve çevresinde sakin geçmekle birlikte, yaşanacak çatışmaların habercisi niteliğindeki olaylara sahne oldu. Bir nevi fırtınadan önceki sessizlik! Özellikle Maruniler ve Dürziler arasında Lübnan Dağları´nda yaşanan gerginlik, çok yoğun bir çatışma ve kargaşa ortamına dönüşmek üzereydi. Buna bir de, Düvel-i Muazzama olarak adlandırılan, Fransa ve İngiltere gibi Avrupalı büyük güçlerin bölge üzerindeki iktidar savaşı ve müdahaleleri eklenince, işlerin iyice karışması kaçınılmaz olmuştu. İşte Ebu Halit, günlüğünü böyle bir ortamda yazmıştı. Günlük dönemin tüm çatışmalarını, mücadelelerini, bu mücadelelerde aktif rol oynayan aktörleri yansıtmakla birlikte Ebu Halit´in iç dünyasına, tutkularına, dünyaya bakışına ve beklentilerine de ışık tutmaktadır. Bir dönemi ve bir dönemin zihniyet dünyasını yeniden kurgulaması açısından dikkat çekici bir kitap! (Arka Kapak)
Lübnanlı avukat Nabil Saleh´in ilk romanı olan Kadı ve Falcı, Hicri 1259 (Miladi 1843) yılında Osmanlı İmparatorluğu´na bağlı Beyrut´ta kadılık görevini yürüten Ebu Halit´in günlüğünü kapsar. Ancak Ebu Halit, aynı yılın onuncu ayında günlüğü yazmayı bırakır. Bu yıl, Lübnan Dağı ve çevresinde sakin geçmekle birlikte, yaşanacak çatışmaların habercisi niteliğindeki olaylara sahne oldu. Bir nevi fırtınadan önceki sessizlik! Özellikle Maruniler ve Dürziler arasında Lübnan Dağları´nda yaşanan gerginlik, çok yoğun bir çatışma ve kargaşa ortamına dönüşmek üzereydi. Buna bir de, Düvel-i Muazzama olarak adlandırılan, Fransa ve İngiltere gibi Avrupalı büyük güçlerin bölge üzerindeki iktidar savaşı ve müdahaleleri eklenince, işlerin iyice karışması kaçınılmaz olmuştu. İşte Ebu Halit, günlüğünü böyle bir ortamda yazmıştı. Günlük dönemin tüm çatışmalarını, mücadelelerini, bu mücadelelerde aktif rol oynayan aktörleri yansıtmakla birlikte Ebu Halit´in iç dünyasına, tutkularına, dünyaya bakışına ve beklentilerine de ışık tutmaktadır. Bir dönemi ve bir dönemin zihniyet dünyasını yeniden kurgulaması açısından dikkat çekici bir kitap! (Arka Kapak)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat