Kitaba Adını Veren Şiir

Stok Kodu:
9789750816161
Boyut:
160-160
Sayfa Sayısı:
112
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2009-05
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
3.33
2.67
9789750816161
100607
Kitaba Adını Veren Şiir
Kitaba Adını Veren Şiir
2.667
o bir çiçek yaratmış, hem bakakal hem dağ-bayır, kırıverir ellerim o bir saat yaratmış, hem peh peh peh dikenli, hem kalbimi gözeten a çocuk, a cıvıl, a pek kurnaz, kibar da o varsa Tadımlık mukabele dumanın boğum boğum fışkırması canda mahşer günü kestirip atmamak adına parça mıncık deşifre neyi sevdiğini bilmeden sevme saflığına siyasetten anlamama denir üzüldüğünü gerçekten gösterememe beceriksizliğine gargara oluk oluk zuhur evire çevire bu şeyleri kitabına uydurma... ön hücum hattı kadınlarla evlenme... naz niyaz ehli birkaç çocuk peydahlama... ve merhamet çağrılarını anlamlı bulmalar en azından kestirip atmamak adına zayıf vücutlulara karşı öfkeli beyin dokusu sıvılarımız varmış köpürtülüp içilecek (bir roman başı sonu yalapşap) zevk merkezlerine gönderilen tekdüze sinyal (başka kapıya masası epeydir) sıyrılamama alışkanlığıyla her gördüğünden (ve her gördüğüne su gibi akmaktan) şen şakrak topallayışı kendinde bitmiş biteceğin (kucak perisi tarzında yorgun nakış nakarat) bu roman eğri büğrü (ortası da boş) amaçlanan patırtı bir zan bahçesinin uğultusu biterim bayat fantazilere şimdilerde arızaya ve duygusallığa bağlanan eleman sorar bakalım şevki beyi tanıyor muyuz erken ölen değil bestekâr değil safdışı bırakılan arkadaş bize eşlik edemeyecek öyle ya tazecik hemencecik yüzü kedi gözü balık... sok çıkarcı değilim ben apar topar cennete her eziklik anında kalkıp gelecek bir aşk hakemi... isim neydi sizin görgüsüz gerçeklerden hakaretle... duygu kalıntıları bir bıçak sadasını geriye sarıp... ayrı gayrı olabilirmiş gibi olamazmış gibi bir kuş dili makad nahiyesinde sandım ki görülmeye değer laser kesim çörek börek ilk gayret sondan bir önceki gayret haltlar karıştıranlara mahsus helvacı geldi gidiyor sesi birinin ardına düşmekti rüştünü ispat kendini tenezzülsüz salıverme sevişirken âşık olan, ergen gözü üzerinden atamaz ergen göz, katlanan keyif zarif yüksünmeler, her ilgiden pay almaya şanındandır, kabalık etmeme tenezzülüyle cümle kuramıyorum derdi kendimi ne belledimleri takiben bakacağın yeri bilmek, ilave emir sinirli tarafı etin ergenlik coşturmaktır kâğıtları köşe bucağı kirletmeye elindeki orak değil sicim, bu başka kalite sicim eller boynunda, kendine iyi davranma külfetiyle ergen eller sevişmeci, ergen eller sakit collective interlocking birinin başını döndürmeye çalışacaksın o dönüp bakacak mı bakmayacak diğerleri kul indinde pezevenk fedaya düşeceğiz amana değil mıntıkamızda habire yanıp tutuşma yeni sevgiliye sorulan maaşın var mı sorusu mazur göreceğiz bunu da belayı satın alma derin söz telegrafı delidolu gelip can yakıcı his pazarına iniyor bu nasıl bir pazar konusuna hiç girmiyorum bu sayılabilir mi bana bulaşmanın gerçek anlamı o sana dokunduysa sen de onu bitir tavsiyesi acımasızlık taslayan hallere imrene imrene beklenmeyen ilgi sonunda geliyor ve hiç gitmiyor nasıl bir ilgi konusuna hiç girmiyorum aaaa bir sevgili buldum hayattaki buraya takılı gizli cüret kapışması kapışalım çift forte göz dikmiş daha çok şey ummaya oturtalım neşemizi varsın zerrece sürsün bir haber göndermeyecektik sizin o tarafa ama olsun yan yanalık sanatı şuncağız ezberime vuruyor oncağız hani demek isterim ki... her gözü korkutucu kıyıya inen merdiven akşama kadar akşamsızlık dediği bu caiz tabirleri kemirerek yumuk yumuk gözleriyle neyi özleyeceğim temposunu tutturmuş nimetdert dallı güllü ufacık imparatorluğu lime lime mevzilenmede her yerde bu nimetdert
o bir çiçek yaratmış, hem bakakal hem dağ-bayır, kırıverir ellerim o bir saat yaratmış, hem peh peh peh dikenli, hem kalbimi gözeten a çocuk, a cıvıl, a pek kurnaz, kibar da o varsa Tadımlık mukabele dumanın boğum boğum fışkırması canda mahşer günü kestirip atmamak adına parça mıncık deşifre neyi sevdiğini bilmeden sevme saflığına siyasetten anlamama denir üzüldüğünü gerçekten gösterememe beceriksizliğine gargara oluk oluk zuhur evire çevire bu şeyleri kitabına uydurma... ön hücum hattı kadınlarla evlenme... naz niyaz ehli birkaç çocuk peydahlama... ve merhamet çağrılarını anlamlı bulmalar en azından kestirip atmamak adına zayıf vücutlulara karşı öfkeli beyin dokusu sıvılarımız varmış köpürtülüp içilecek (bir roman başı sonu yalapşap) zevk merkezlerine gönderilen tekdüze sinyal (başka kapıya masası epeydir) sıyrılamama alışkanlığıyla her gördüğünden (ve her gördüğüne su gibi akmaktan) şen şakrak topallayışı kendinde bitmiş biteceğin (kucak perisi tarzında yorgun nakış nakarat) bu roman eğri büğrü (ortası da boş) amaçlanan patırtı bir zan bahçesinin uğultusu biterim bayat fantazilere şimdilerde arızaya ve duygusallığa bağlanan eleman sorar bakalım şevki beyi tanıyor muyuz erken ölen değil bestekâr değil safdışı bırakılan arkadaş bize eşlik edemeyecek öyle ya tazecik hemencecik yüzü kedi gözü balık... sok çıkarcı değilim ben apar topar cennete her eziklik anında kalkıp gelecek bir aşk hakemi... isim neydi sizin görgüsüz gerçeklerden hakaretle... duygu kalıntıları bir bıçak sadasını geriye sarıp... ayrı gayrı olabilirmiş gibi olamazmış gibi bir kuş dili makad nahiyesinde sandım ki görülmeye değer laser kesim çörek börek ilk gayret sondan bir önceki gayret haltlar karıştıranlara mahsus helvacı geldi gidiyor sesi birinin ardına düşmekti rüştünü ispat kendini tenezzülsüz salıverme sevişirken âşık olan, ergen gözü üzerinden atamaz ergen göz, katlanan keyif zarif yüksünmeler, her ilgiden pay almaya şanındandır, kabalık etmeme tenezzülüyle cümle kuramıyorum derdi kendimi ne belledimleri takiben bakacağın yeri bilmek, ilave emir sinirli tarafı etin ergenlik coşturmaktır kâğıtları köşe bucağı kirletmeye elindeki orak değil sicim, bu başka kalite sicim eller boynunda, kendine iyi davranma külfetiyle ergen eller sevişmeci, ergen eller sakit collective interlocking birinin başını döndürmeye çalışacaksın o dönüp bakacak mı bakmayacak diğerleri kul indinde pezevenk fedaya düşeceğiz amana değil mıntıkamızda habire yanıp tutuşma yeni sevgiliye sorulan maaşın var mı sorusu mazur göreceğiz bunu da belayı satın alma derin söz telegrafı delidolu gelip can yakıcı his pazarına iniyor bu nasıl bir pazar konusuna hiç girmiyorum bu sayılabilir mi bana bulaşmanın gerçek anlamı o sana dokunduysa sen de onu bitir tavsiyesi acımasızlık taslayan hallere imrene imrene beklenmeyen ilgi sonunda geliyor ve hiç gitmiyor nasıl bir ilgi konusuna hiç girmiyorum aaaa bir sevgili buldum hayattaki buraya takılı gizli cüret kapışması kapışalım çift forte göz dikmiş daha çok şey ummaya oturtalım neşemizi varsın zerrece sürsün bir haber göndermeyecektik sizin o tarafa ama olsun yan yanalık sanatı şuncağız ezberime vuruyor oncağız hani demek isterim ki... her gözü korkutucu kıyıya inen merdiven akşama kadar akşamsızlık dediği bu caiz tabirleri kemirerek yumuk yumuk gözleriyle neyi özleyeceğim temposunu tutturmuş nimetdert dallı güllü ufacık imparatorluğu lime lime mevzilenmede her yerde bu nimetdert
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat