Modernite, Çoğulculuk ve Anlam Krizi Modern İnsanın Yönelimi

Stok Kodu:
9786058446649
Boyut:
135-210
Sayfa Sayısı:
96
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-05
Çeviren:
Mustafa Derviş Dereli
Kapak Türü:
Kuşe
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
4.17
3.33
9786058446649
393861
Modernite, Çoğulculuk ve Anlam Krizi
Modernite, Çoğulculuk ve Anlam Krizi Modern İnsanın Yönelimi
3.333
Ortak deneyim, davranış ve değer kalıplarının da içinde yoğrulduğu kapsamlı anlam bütünlüklerinin muhafazası ve aktarılması, tüm "modern-öncesi" toplumların birincil kurumlarının en temel işlevlerinden biri olmuştur. Bu durum, "modernite"nin tesisiyle sonuçlanan dönemden itibaren değişmiş; başta din olmak üzere bütünlükçü anlam kalıpları zayıflamış ve hatta çöküntüye uğramış ve devamında da büyük çaplı bir anlam krizi meydana gelmiştir. Günümüzün önde gelen sosyologlarından Berger ve Luckmann, bu anlam krizinin önüne geçebilmek için, "aracı kurumlar" adını verdikleri kurumların modern dönemde yeniden tesis edilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Yazarlara göre bu kurumlar, bireylerin öznel deneyim ve eylem kalıplarının toplumsal mutabakata aktarılmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda onların modern dünyada kendilerini tamamen yabancı gibi hissetmelerini engelleyecek olan anlam "sabitlemelerini" de teminat altına alacaktır. Ancak o vakit, kriz içerisindeki "modernite"nin tahribatından ya da tehditlerinden bireyin kimliğini kurtarmak ve toplumun özneler-arası uyumunu sağlamak mümkün olacaktır.
Ortak deneyim, davranış ve değer kalıplarının da içinde yoğrulduğu kapsamlı anlam bütünlüklerinin muhafazası ve aktarılması, tüm "modern-öncesi" toplumların birincil kurumlarının en temel işlevlerinden biri olmuştur. Bu durum, "modernite"nin tesisiyle sonuçlanan dönemden itibaren değişmiş; başta din olmak üzere bütünlükçü anlam kalıpları zayıflamış ve hatta çöküntüye uğramış ve devamında da büyük çaplı bir anlam krizi meydana gelmiştir. Günümüzün önde gelen sosyologlarından Berger ve Luckmann, bu anlam krizinin önüne geçebilmek için, "aracı kurumlar" adını verdikleri kurumların modern dönemde yeniden tesis edilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Yazarlara göre bu kurumlar, bireylerin öznel deneyim ve eylem kalıplarının toplumsal mutabakata aktarılmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda onların modern dünyada kendilerini tamamen yabancı gibi hissetmelerini engelleyecek olan anlam "sabitlemelerini" de teminat altına alacaktır. Ancak o vakit, kriz içerisindeki "modernite"nin tahribatından ya da tehditlerinden bireyin kimliğini kurtarmak ve toplumun özneler-arası uyumunu sağlamak mümkün olacaktır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat