Sarsılmak

Stok Kodu:
9786055646172
Boyut:
135-195
Sayfa Sayısı:
444
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2009
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
5.42
4.34
9786055646172
106727
Sarsılmak
Sarsılmak
4.335
12 Eylül 1980 ve 17 Ağustos 1999. Askeri darbe ve izmit depremi. Mücadeleler, zulümler, sevdalar, krizler, işsizlikler. Sarsılmak olgun, derin, katmanlı, aynı zamanda da akıcı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan işlek bir dille yazılmış. Zafer Köse, sadece bir depremi değil; toplumun, siyasetin, bireyin ve düzenin sarsılmasını anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan bencillikler beslendi. Çözümün yalnız rekabette, diğerlerinin payından pay kapmakta aranması sağlandı. Farklı düşünenlere söz hakkı, hatta yaşam hakkı verilmedi. Sonunda her şey yıkıldı işte! 45 saniyede yaşanan bir deprem değil bu. Koskoca bir kültür yıkılıyor. Sarsılmak'ın satır aralarında her şeye rağmen umut da var. Koca bir moloz yığınının üzerinde açan çiçek gibi, içinde yaşadığı koşullara teslim olmayan insanlar da var. Zülfü Livaneli, 10 Ekim 2009 12 Eylül'ü öncesi ve sonrasıyla, hapishanesiyle, tüm sarsıntısıyla yaşadım. 99 depremini de Yalova'da, tüm dehşetiyle yaşadım. Sarsılmak'ı okurken, o günleri bir başka boyutta yeniden algıladım. Sarsıldım. Yaşadıklarımızın, çoğu zaman sanılandan daha korkunç olduğunu düşündüm. Ama her zamankinden daha fazla umut da hissettim. Zafer Köse bana, yaşayıp gittiğimiz hayatı anlamak için roman sanatının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündürdü. Ahmet isvan, Eski İstanbul Bele
12 Eylül 1980 ve 17 Ağustos 1999. Askeri darbe ve izmit depremi. Mücadeleler, zulümler, sevdalar, krizler, işsizlikler. Sarsılmak olgun, derin, katmanlı, aynı zamanda da akıcı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan işlek bir dille yazılmış. Zafer Köse, sadece bir depremi değil; toplumun, siyasetin, bireyin ve düzenin sarsılmasını anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan bencillikler beslendi. Çözümün yalnız rekabette, diğerlerinin payından pay kapmakta aranması sağlandı. Farklı düşünenlere söz hakkı, hatta yaşam hakkı verilmedi. Sonunda her şey yıkıldı işte! 45 saniyede yaşanan bir deprem değil bu. Koskoca bir kültür yıkılıyor. Sarsılmak'ın satır aralarında her şeye rağmen umut da var. Koca bir moloz yığınının üzerinde açan çiçek gibi, içinde yaşadığı koşullara teslim olmayan insanlar da var. Zülfü Livaneli, 10 Ekim 2009 12 Eylül'ü öncesi ve sonrasıyla, hapishanesiyle, tüm sarsıntısıyla yaşadım. 99 depremini de Yalova'da, tüm dehşetiyle yaşadım. Sarsılmak'ı okurken, o günleri bir başka boyutta yeniden algıladım. Sarsıldım. Yaşadıklarımızın, çoğu zaman sanılandan daha korkunç olduğunu düşündüm. Ama her zamankinden daha fazla umut da hissettim. Zafer Köse bana, yaşayıp gittiğimiz hayatı anlamak için roman sanatının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündürdü. Ahmet isvan, Eski İstanbul Bele
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat