Şeytanın Gölgesi

Stok Kodu:
9789944394222
Boyut:
135-195
Sayfa Sayısı:
581
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2007-07
Çeviren:
Aslı Sena Özarpacı
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
6.95
5.56
9789944394222
76887
Şeytanın Gölgesi
Şeytanın Gölgesi
5.556
Yaslandı ve tabutun içine baktı. Kızın kafası, kutunun kenarından düşen gölgenin altında kalıyordu. Uzun saçları artık griydi. Gri, güzel ve kuru. Saçları, biraz insan etinin, eski, kahverengi deri parçaları gibi yapıştığı kafatasının iki yanından sarkıyorlardı. Göz oyuklarında bir şeyler vardı. Çok yakından bakmak istemedi. Omuzlarından artakalanların etrafında, bir zamanlar beyaz bir kefen olduğunu tahmin ettiği sargılar vardı. Rizzo, kurukafaya bakıp o güzel yüzün nereye kaybolduğunu merak edeceğini sanıyordu. Henüz başlayan ereksiyon artık tamamen yok olmuştu. Üşüdü. Etrafında bir esinti vardı. Az sonra kussa pek de şaşırmazdı. Korku ve tiksintiden değil ama; bu yerin sinsice boğan atmosferinden. Yüzyıllar boyu San Michele'in kapısından geçmiş her bir canlının yarattığı insan tozu bulutunun içinde durmak gibi bir şeydi bu. Genç bir Dngiliz olan Daniel Forster, yaz için bulduğu bir iste çalısmak için Venice kentine gelir. Sehir, o büyülü mimarisi ve görünen kasvetinin çok ötesinde bir sırra ve karanlık perdelerle örülü duvarlara sahiptir. Eski elyazmalarından olusan bir kütüphaneyi kayda geçirip derlemekle uğrasmaya basladığı sırada, eski ve kayıp bir bestenin kayıtlarını buluverir Daniel. Bu bulus, onu aldatmalarla örülü bir oyunun içine basrol oyuncusu olarak çeker. Aradaki asırsal zaman farkına rağmen birbirinin içine örülmüs iki inanılmaz öykü, karakterlerin uyumu ve anlatımın kıvraklığıyla, okuru iki kez sasırtacak bir macera. Gerçekten inanılmaz... Karmasık ama büyüleyici bir kitap. Sunday Times İnanılabilir bir ürkütücülükte siddet sahnelerinin eklenmesi, sehrin romantizmle ilgili ününe uygun olacak sekilde yeterli derecede romans barındırmasıyla,önünüze geldiğinde istahınızı kabartan ve büyük lokmalarla birkaç yudumda yediğiniz bir yemek kadar görkemli bir anlatı... Tüm bunlar, Seytan'ın Gölgesi'nin neden kaçırılmaması gereken bir kitap olduğunu ortaya koyuyor... Dick Adler,Chicago Tribune Bu süper heyecanlı bir kitap... Nic Costa değil ve Roma'da değil Venice'de geçiyor. Ama yine ilk olarak Hewson bizi sehrin kalbine ve hassasiyetinin derinliklerine götürüyor. Bu arada iki paralel hikâyeyi 250 yıl arayla, birlikte anlatıyor. Bütün bu birikenlerden hikâyeyi kurarak, öyküyü iki zamanla birlikte bir cinayet, gizem ve kayıp saheser örgüsünde arıyor. Margaret Connon-Globe&Mail -TORONTO
Yaslandı ve tabutun içine baktı. Kızın kafası, kutunun kenarından düşen gölgenin altında kalıyordu. Uzun saçları artık griydi. Gri, güzel ve kuru. Saçları, biraz insan etinin, eski, kahverengi deri parçaları gibi yapıştığı kafatasının iki yanından sarkıyorlardı. Göz oyuklarında bir şeyler vardı. Çok yakından bakmak istemedi. Omuzlarından artakalanların etrafında, bir zamanlar beyaz bir kefen olduğunu tahmin ettiği sargılar vardı. Rizzo, kurukafaya bakıp o güzel yüzün nereye kaybolduğunu merak edeceğini sanıyordu. Henüz başlayan ereksiyon artık tamamen yok olmuştu. Üşüdü. Etrafında bir esinti vardı. Az sonra kussa pek de şaşırmazdı. Korku ve tiksintiden değil ama; bu yerin sinsice boğan atmosferinden. Yüzyıllar boyu San Michele'in kapısından geçmiş her bir canlının yarattığı insan tozu bulutunun içinde durmak gibi bir şeydi bu. Genç bir Dngiliz olan Daniel Forster, yaz için bulduğu bir iste çalısmak için Venice kentine gelir. Sehir, o büyülü mimarisi ve görünen kasvetinin çok ötesinde bir sırra ve karanlık perdelerle örülü duvarlara sahiptir. Eski elyazmalarından olusan bir kütüphaneyi kayda geçirip derlemekle uğrasmaya basladığı sırada, eski ve kayıp bir bestenin kayıtlarını buluverir Daniel. Bu bulus, onu aldatmalarla örülü bir oyunun içine basrol oyuncusu olarak çeker. Aradaki asırsal zaman farkına rağmen birbirinin içine örülmüs iki inanılmaz öykü, karakterlerin uyumu ve anlatımın kıvraklığıyla, okuru iki kez sasırtacak bir macera. Gerçekten inanılmaz... Karmasık ama büyüleyici bir kitap. Sunday Times İnanılabilir bir ürkütücülükte siddet sahnelerinin eklenmesi, sehrin romantizmle ilgili ününe uygun olacak sekilde yeterli derecede romans barındırmasıyla,önünüze geldiğinde istahınızı kabartan ve büyük lokmalarla birkaç yudumda yediğiniz bir yemek kadar görkemli bir anlatı... Tüm bunlar, Seytan'ın Gölgesi'nin neden kaçırılmaması gereken bir kitap olduğunu ortaya koyuyor... Dick Adler,Chicago Tribune Bu süper heyecanlı bir kitap... Nic Costa değil ve Roma'da değil Venice'de geçiyor. Ama yine ilk olarak Hewson bizi sehrin kalbine ve hassasiyetinin derinliklerine götürüyor. Bu arada iki paralel hikâyeyi 250 yıl arayla, birlikte anlatıyor. Bütün bu birikenlerden hikâyeyi kurarak, öyküyü iki zamanla birlikte bir cinayet, gizem ve kayıp saheser örgüsünde arıyor. Margaret Connon-Globe&Mail -TORONTO
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat