Tarihi Belgeler Işığında Beyazıd'ta Ermeni Mezalimi

Stok Kodu:
9799756618621
Boyut:
135-210
Sayfa Sayısı:
240
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2003
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%20 indirimli
3.47
2.78
9799756618621
42721
Tarihi Belgeler Işığında Beyazıd'ta Ermeni Mezalimi
Tarihi Belgeler Işığında Beyazıd'ta Ermeni Mezalimi
2.778
Tarih boyunca, Türkler ve Ermeniler bin yıl aynı coğrafyada huzur içinde birlikte yaşamışlar ve aynı kültürel değerleri benimsemişlerdir. Defelarca Bizanslılar tarafından tehcir edilen ve zulme uğrayan ermeniler,önce Selçuklu Türkleri ve daha sonra Osmanlı Türkleri ile dustluk dolu asırlar geçirmişlerdir. Bu tarih süreci içerisinde Ermenilerin Osmanlı tebaası içinde her zaman özel bir yeri ve önemi olmuş, din farkı haricinde bütün sosyal ve kültürel özellikler bakımından Türkler ile Ermenilerin arasında hiç bir ayrılık bulunmadığı gibi, Ermeniler dini inanç ve ibadetlerinde tamamen serbest olmuşlardı. Osmanlılar "Millet-i Sadıka" olarak gördükleri Ermenileri hiçbir ayrım yapmadan değerlendirmişler ve el üstünde tutmuşlardır. Yapılan bir araştırmaya göre XIX. asrın son döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nda 22 ermeni bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 konsolos, 29 paşa ve 11 profesör bulunmaktaydı. Batılı devletler, ıslahat ve şark meseleleri adı altında Ermenilere sahip çıkarak, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Ermeniler ile yakından ilgilendiler. Bu yaklaşımlar sonunda Osmanlı Devleti'nin sadık vatandaşı olan Ermeniler, batılı devletlerin vaatlerine kanarak onların maşası oldular. Oysa batılı devletler ne bağımsız ne de güçlü Ermenistan istiyorlardı. Onlar, Ermeniler vasıtasıyla Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma siyasetini gütme planlarını uyguluyorlardı. Rus, İngiliz ve Fransızların elinde bir araç halinde kullanılan Ermeniler, tebaası oldukları Osmanlı Devleti'ne karşı yıllarca saavaşa hazırlandılar ve gönüllü olarak Rus ordusuna katıldılar. Burada intikam alayları kurarak, casusluk yaptılar ve Türk askeri birliklerini arkadan vurdular. (Kapak Arkasından)
Tarih boyunca, Türkler ve Ermeniler bin yıl aynı coğrafyada huzur içinde birlikte yaşamışlar ve aynı kültürel değerleri benimsemişlerdir. Defelarca Bizanslılar tarafından tehcir edilen ve zulme uğrayan ermeniler,önce Selçuklu Türkleri ve daha sonra Osmanlı Türkleri ile dustluk dolu asırlar geçirmişlerdir. Bu tarih süreci içerisinde Ermenilerin Osmanlı tebaası içinde her zaman özel bir yeri ve önemi olmuş, din farkı haricinde bütün sosyal ve kültürel özellikler bakımından Türkler ile Ermenilerin arasında hiç bir ayrılık bulunmadığı gibi, Ermeniler dini inanç ve ibadetlerinde tamamen serbest olmuşlardı. Osmanlılar "Millet-i Sadıka" olarak gördükleri Ermenileri hiçbir ayrım yapmadan değerlendirmişler ve el üstünde tutmuşlardır. Yapılan bir araştırmaya göre XIX. asrın son döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nda 22 ermeni bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 konsolos, 29 paşa ve 11 profesör bulunmaktaydı. Batılı devletler, ıslahat ve şark meseleleri adı altında Ermenilere sahip çıkarak, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Ermeniler ile yakından ilgilendiler. Bu yaklaşımlar sonunda Osmanlı Devleti'nin sadık vatandaşı olan Ermeniler, batılı devletlerin vaatlerine kanarak onların maşası oldular. Oysa batılı devletler ne bağımsız ne de güçlü Ermenistan istiyorlardı. Onlar, Ermeniler vasıtasıyla Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma siyasetini gütme planlarını uyguluyorlardı. Rus, İngiliz ve Fransızların elinde bir araç halinde kullanılan Ermeniler, tebaası oldukları Osmanlı Devleti'ne karşı yıllarca saavaşa hazırlandılar ve gönüllü olarak Rus ordusuna katıldılar. Burada intikam alayları kurarak, casusluk yaptılar ve Türk askeri birliklerini arkadan vurdular. (Kapak Arkasından)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat