Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş

Stok Kodu:
9789752552500
Boyut:
135-195
Sayfa Sayısı:
256
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2011-12
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
7.50
6.00
9789752552500
538724
Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş
Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş
6
1946-1947 yılları, Türkiye'de çok partili dizgeye geçiş sürecinin en önemli yıllarıdır. Türkiye'nin çok partili dizgeye geçişinde iç ve dış faktörler, İnönü'nün başat rolüyle birlikte değerlendirilmelidir. Çok partili dizgeye geçiş tümüyle İnönü'nün istek ve arzusuyla olmuştur. Ancak İnönü'nün arzusuna etki eden bazı iç ve dış faktörler yadsınamaz.
Demokrat Parti (DP), "danışıklılık" nitelemesine hak verdirecek biçimde kurulduysa da, daha sonraki iki yılda içte ve dışta yaşanan olaylar çok partili süreçten geri dönülmesine olanak vermeyecek biçimde gelişmiştir.

DP kurulduktan sonra bir süre iktidar partisinin hoşgörüsüyle karşılaşsa da, belediye seçimlerini boykot etmesi ve umulanın üzerinde bir örgütlenme başarısı göstermesi üzerine iktidar partisinin ona karşı tutumu giderek sertleşmiştir. Gerginliğin doruğa çıkması üzerine İnönü devreye girmiş ve iki parti arasında arabuluculuğa soyunmuştur. Cumhurbaşkanı İnönü, tarihe "12 Temmuz Beyannamesi" olarak geçen bildirisiyle muhalefetin de iktidar partisinin koşulları içinde çalışacağı güvencesini vermiş ve çok partili dizgenin süreğenliğini sağlamıştır.

1946-1947 yılları, Türkiye'nin ABD'ye yanaşmasıyla koşut biçimde Atatürk devrimlerinden yüz çevirdiği bir dönemin başlangıç yılları olması bakımından da incelenmelidir. Türkiye'de şu anda yüz yüze olduğumuz ekonomik ve toplumsal pek çok sorunun kaynağı incelenen dönemde aranmalıdır.
1946-1947 yılları, Türkiye'de çok partili dizgeye geçiş sürecinin en önemli yıllarıdır. Türkiye'nin çok partili dizgeye geçişinde iç ve dış faktörler, İnönü'nün başat rolüyle birlikte değerlendirilmelidir. Çok partili dizgeye geçiş tümüyle İnönü'nün istek ve arzusuyla olmuştur. Ancak İnönü'nün arzusuna etki eden bazı iç ve dış faktörler yadsınamaz.
Demokrat Parti (DP), "danışıklılık" nitelemesine hak verdirecek biçimde kurulduysa da, daha sonraki iki yılda içte ve dışta yaşanan olaylar çok partili süreçten geri dönülmesine olanak vermeyecek biçimde gelişmiştir.

DP kurulduktan sonra bir süre iktidar partisinin hoşgörüsüyle karşılaşsa da, belediye seçimlerini boykot etmesi ve umulanın üzerinde bir örgütlenme başarısı göstermesi üzerine iktidar partisinin ona karşı tutumu giderek sertleşmiştir. Gerginliğin doruğa çıkması üzerine İnönü devreye girmiş ve iki parti arasında arabuluculuğa soyunmuştur. Cumhurbaşkanı İnönü, tarihe "12 Temmuz Beyannamesi" olarak geçen bildirisiyle muhalefetin de iktidar partisinin koşulları içinde çalışacağı güvencesini vermiş ve çok partili dizgenin süreğenliğini sağlamıştır.

1946-1947 yılları, Türkiye'nin ABD'ye yanaşmasıyla koşut biçimde Atatürk devrimlerinden yüz çevirdiği bir dönemin başlangıç yılları olması bakımından da incelenmelidir. Türkiye'de şu anda yüz yüze olduğumuz ekonomik ve toplumsal pek çok sorunun kaynağı incelenen dönemde aranmalıdır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat