Tarihsel Süreçte Türklük ve Alevilik

Stok Kodu:
9789756355428
Boyut:
165-235
Sayfa Sayısı:
387
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2010-05
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
%20 indirimli
4.17
3.33
9789756355428
118629
Türklük ve Alevilik
Türklük ve Alevilik Tarihsel Süreçte
3.333
Araştırmacı yazar Aslan Kılıç, ortak dostumuz Yaşar Öztürke adıma bu kitabı bırakmış. Kitabı okumam uzun süre aldı. Titiz bir araştırma : Anadoluda Alevililiğin doğuşu, yayılışı. Aleviliğin tanımı belgelere dayanılarak sunulmuş. Arap ordularının 300 yıl boyunca Türklere saldırmasının altında yatanın, ganimet, para olduğunu, bunu başarmak için her gittikleri yerde Türkleri katlettikleri. İslam dinini yayma gibi bir dertlerinin olmadığı görülüyor. Anadoluda Alevilik, Kızılbaşlık öğretisinin Erdebilde Seyh Safinin kurduğu ocakta şekillendiği. Anadoluda geçmişte var olan kültürlerin, inanışların özellikle Şah Hüseyin ve Kerbela olaylarının, On İki İmam kültünün yer aldığını görüyoruz. Şah Hüseyinin duruşunun baz alındığı. Yol- sürek içinde ritüellerin ozanların dilinde, sazında, nefeslerinde, demelerinde anlatım bulduğu. Cemlerin toplumu bir araya getirmesi için etken olduğunu belirtmektedir. Abbasiler dönemimde Eba Müslüm Horasani ye kadar, Araplar Türkleri acımasızca katletmeye devam etmişler. Eba Müslüm kurduğu ordu ile arap mezalimini durdurmuş, başta Kerbela olmak üzere geçmişte yaşanan katliamların öcünü almıştır. Şeyh Safiden sonra gelen Cüneyt, Haydar ve Şah İsmail Anadoluda Tüm Türkmenleri bir araya getirmiştir. Şah İsmail tahta çıktığı gün: Hutbeyi Türkçe ve On İki İmamlar için okutmuştur. Bu Anadoluda başlayan Kızılbaş hareketini hızlandırmıştır. İşte Osmanlı saltanatının sallandığını görünce: Müftü Hamza Halife adına o meşhur fetvasını yayınlamıştır. ey Müslümanlar, bilin ve haberdar olun ki, reisleri ERDEBİL oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu, Peygamberimizin şeriatını, sünnetini, İslam dinini, dil ilmini, iyiyi doğruyu beyan eden Kuranı küçük gördüler.yüce Tanrının yasakladığı günahlara helal gözüyle baktılar. Bu topluluğun durumu kafirlerin ( Kitap sahibi Hıristiyan ve Yahudilerin ) halinden daha kötüdür. bu toplamadan sonra onların tövbe ve nedametlerine inanmamalı ve hepsi öldürülmelidir. Bu türlü kafir topluluk hem kafir ve imansız, hem de kötülük yapan kimselerdir. Bundan dolayı onların öldürülmesi vaciptir. .. işte bu fetvadan sonra Anadoluda 40-50 bin civarında Kızılbaş Türkmen katledilmiştir. Ayrıca bu fetvayı 16. Y.Y. Ebussuud Efendi teyit eder. Son olarak 1826 da II. Mahmut dönemi fetvaları ile öldüre, öldüre bitiremedikleri Türkmenleri zorunlu iskana tabi tutarak göçe zorlamışlar. Asimile olanlara iyi verimli toprağı vermişler. Olmayanlarda kendilerini dağların doruklarına, ormanın diplerine atarak, yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu kitaptan sizlere aktarmak istediğim alıntılar : Türk kadınını ilk kapayan , Müslüman Arap şeriatını Türk kadınına ilk uygulayan Gaznelilerdir. Gaznelilere kadar Türk kadını erkeğiyle, eşit,özgür ve yaşamın her şeklinde, her anında omuz, omuza yer almıştır. (sah. 77) Alevilikte Kuranın öngördüğü dört kadınla evlenme ilkesi kabul görmemiştir. Bir erkek ancak, bir kadın ile evlenebilir. Alevi Hukuku zina suçunu işleyen ömür boyu yol düşkünü olur. ( sah.:99) Yakutlarda Isu-ah diye bir ayin yapıldığı ve bu ayin sırasında kadın- erkek bir yerde toplanıp, bir birlerinin ellerini tutarak ve hu.. hu. Diye raks ettikleri, hem birlikte kımız içtikleri ve dini merasimlerini yürüttükleri. Bunun daha sonra Alevilikte de devam ettiği görülmektedir. ( sah.: 103) ..Kadın toplumun temelidir. Önemli işleri yaratan erkekse, erkeği yaratan da kadındır.(Romain Roland). Kadın ve erkek arasındaki farka Hacı Bektaşi Velinin cevabı . ASLANIN ERKEĞİ ASLANDIR DA, DİŞİSİ ASLAN DEĞİL Mİ' (SAH: 107 ) .. Tanrı Ahura Mazdanın: sabah erken kakılması, hayvanlara iyi bakıp, çevreyi temizlemeli, ekip,biçmek suretiyle üretim yapmak ve en önemlisi ateşi hiçbir şekilde söndürmemek. Çalışmanın kutsallığını da işine, eşine, aşına sahip olmak. ( sah.: 166) .. tarihte Kızılbaş deyimi Şeyh Haydar döneminde ortaya çıktığı görülmektedir. ( sah.: 183) .. Osmanlı arşiv belgelerinde : 19.y.y. önce Alevi deyimine rastlanmamaktadır. 19.y.y. sonra Kızılbaşlık yerini Alevilik olarak almıştır. ( sah.: 184) 16.y.y. doğru, tüm bu benzer inanç evrenine sahip toplulukların: cemi, samahı kullanan Batini topluluklar. Osmanlı baskısına karşı Erdebil Tekkesine yaklaşıp, onun etkisi ile Aliyi içerip, inançlarının temel kavramı haline getirmeye başladıklarını görüyoruz. ( sah.: 238) .. Ali kültünü , On İki İmam sevgisi ve kutsamasını alıyor. Ama şeriatından, Tanrı algısından uzak duruyor. Aldığı Aliye de, kendi dünya anlayışını uyduruyor. Kendi Tanrı inancına isim yapıyor. (Sah.:267) .. Alevi kitlesi, İttihat ve Terakki ile yeniden devlete ve siyasete ısınmaya başlıyor. Bilindiği gibi: İttihat ve Terakki Örgütü Bektaşilik aracılığı ile halk desteği alıyor. Ulusal Devlet, Ulusal Kültür arayışları içinde Anadoluya dönüş. Anadolu kültürünü sahiplenme ve Alevi Ozanları inceleme, Alevi yarı-aydınından partiye sıcaklık doğurmuş olmalı ki; Mustafa Kemal Paşa: Alevilerin önderi durumundaki Hacı Bektaşı ziyaret etme, ondan destek istemiştir. İlk mecliste kimi Alevi ileri gelenlerini katar. Be Kurtuluş Savaşı boyunca da onların en büyük desteğini alır. Başta İstanbulda bulunan Bektaşi Tekkeleri Anadoluya silah gönderme dahil birçok lojistik destek sağlarlar. ( sah. 269- 270 ) Mustafa Kemal in dediği gibi: HALİFELİK TÜRKLERE GELDİKTEN SONRA, TÜRKİYE DE DİN KAVGASI BİTMEMİŞTİR. ( SAH.:314 ) ALEVİLİK, EVRENSEL SEVGİ ÜZERİNE YÜKSELİR; YARATANLA YARATILANIN BÜTÜNLEŞMESİNDE ÖZÜNÜ BULUR İnsan sevgisi, evrensel insan uygarlığına yönelebilir. Erdoğan Aydın: Alevilik özgün bir inançtır Alevilik, sazıyla, sözüyle, edebiyatıyla bir kültürdür.(syf 324) Melikoff; Aleviliğe Türklük dini demek gerekir. Aleviliği Yesevilik ile başlatmak gerekir. Türk Halk Dini, İslam muhitinde büyüdüğü için İslam motifleri içermektedir. ( sah.: 350 ) m.s 1000 yıllarında yapıldığı uzmanlarca saptanan Kuran çevirisi İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesinde 73 numarada korunmakta olup; Karahan Türkçesi ile bütünleşen bir çeviri. (sah: 365) 1932 yılında Türkçeye çevrilen ve 18 yıl Türkçe okunan ezanı 1950 yılı Mayıs ayında iktidara gelen Adnan Menderes iki ay sonra ezanı tek
Araştırmacı yazar Aslan Kılıç, ortak dostumuz Yaşar Öztürke adıma bu kitabı bırakmış. Kitabı okumam uzun süre aldı. Titiz bir araştırma : Anadoluda Alevililiğin doğuşu, yayılışı. Aleviliğin tanımı belgelere dayanılarak sunulmuş. Arap ordularının 300 yıl boyunca Türklere saldırmasının altında yatanın, ganimet, para olduğunu, bunu başarmak için her gittikleri yerde Türkleri katlettikleri. İslam dinini yayma gibi bir dertlerinin olmadığı görülüyor. Anadoluda Alevilik, Kızılbaşlık öğretisinin Erdebilde Seyh Safinin kurduğu ocakta şekillendiği. Anadoluda geçmişte var olan kültürlerin, inanışların özellikle Şah Hüseyin ve Kerbela olaylarının, On İki İmam kültünün yer aldığını görüyoruz. Şah Hüseyinin duruşunun baz alındığı. Yol- sürek içinde ritüellerin ozanların dilinde, sazında, nefeslerinde, demelerinde anlatım bulduğu. Cemlerin toplumu bir araya getirmesi için etken olduğunu belirtmektedir. Abbasiler dönemimde Eba Müslüm Horasani ye kadar, Araplar Türkleri acımasızca katletmeye devam etmişler. Eba Müslüm kurduğu ordu ile arap mezalimini durdurmuş, başta Kerbela olmak üzere geçmişte yaşanan katliamların öcünü almıştır. Şeyh Safiden sonra gelen Cüneyt, Haydar ve Şah İsmail Anadoluda Tüm Türkmenleri bir araya getirmiştir. Şah İsmail tahta çıktığı gün: Hutbeyi Türkçe ve On İki İmamlar için okutmuştur. Bu Anadoluda başlayan Kızılbaş hareketini hızlandırmıştır. İşte Osmanlı saltanatının sallandığını görünce: Müftü Hamza Halife adına o meşhur fetvasını yayınlamıştır. ey Müslümanlar, bilin ve haberdar olun ki, reisleri ERDEBİL oğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu, Peygamberimizin şeriatını, sünnetini, İslam dinini, dil ilmini, iyiyi doğruyu beyan eden Kuranı küçük gördüler.yüce Tanrının yasakladığı günahlara helal gözüyle baktılar. Bu topluluğun durumu kafirlerin ( Kitap sahibi Hıristiyan ve Yahudilerin ) halinden daha kötüdür. bu toplamadan sonra onların tövbe ve nedametlerine inanmamalı ve hepsi öldürülmelidir. Bu türlü kafir topluluk hem kafir ve imansız, hem de kötülük yapan kimselerdir. Bundan dolayı onların öldürülmesi vaciptir. .. işte bu fetvadan sonra Anadoluda 40-50 bin civarında Kızılbaş Türkmen katledilmiştir. Ayrıca bu fetvayı 16. Y.Y. Ebussuud Efendi teyit eder. Son olarak 1826 da II. Mahmut dönemi fetvaları ile öldüre, öldüre bitiremedikleri Türkmenleri zorunlu iskana tabi tutarak göçe zorlamışlar. Asimile olanlara iyi verimli toprağı vermişler. Olmayanlarda kendilerini dağların doruklarına, ormanın diplerine atarak, yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu kitaptan sizlere aktarmak istediğim alıntılar : Türk kadınını ilk kapayan , Müslüman Arap şeriatını Türk kadınına ilk uygulayan Gaznelilerdir. Gaznelilere kadar Türk kadını erkeğiyle, eşit,özgür ve yaşamın her şeklinde, her anında omuz, omuza yer almıştır. (sah. 77) Alevilikte Kuranın öngördüğü dört kadınla evlenme ilkesi kabul görmemiştir. Bir erkek ancak, bir kadın ile evlenebilir. Alevi Hukuku zina suçunu işleyen ömür boyu yol düşkünü olur. ( sah.:99) Yakutlarda Isu-ah diye bir ayin yapıldığı ve bu ayin sırasında kadın- erkek bir yerde toplanıp, bir birlerinin ellerini tutarak ve hu.. hu. Diye raks ettikleri, hem birlikte kımız içtikleri ve dini merasimlerini yürüttükleri. Bunun daha sonra Alevilikte de devam ettiği görülmektedir. ( sah.: 103) ..Kadın toplumun temelidir. Önemli işleri yaratan erkekse, erkeği yaratan da kadındır.(Romain Roland). Kadın ve erkek arasındaki farka Hacı Bektaşi Velinin cevabı . ASLANIN ERKEĞİ ASLANDIR DA, DİŞİSİ ASLAN DEĞİL Mİ' (SAH: 107 ) .. Tanrı Ahura Mazdanın: sabah erken kakılması, hayvanlara iyi bakıp, çevreyi temizlemeli, ekip,biçmek suretiyle üretim yapmak ve en önemlisi ateşi hiçbir şekilde söndürmemek. Çalışmanın kutsallığını da işine, eşine, aşına sahip olmak. ( sah.: 166) .. tarihte Kızılbaş deyimi Şeyh Haydar döneminde ortaya çıktığı görülmektedir. ( sah.: 183) .. Osmanlı arşiv belgelerinde : 19.y.y. önce Alevi deyimine rastlanmamaktadır. 19.y.y. sonra Kızılbaşlık yerini Alevilik olarak almıştır. ( sah.: 184) 16.y.y. doğru, tüm bu benzer inanç evrenine sahip toplulukların: cemi, samahı kullanan Batini topluluklar. Osmanlı baskısına karşı Erdebil Tekkesine yaklaşıp, onun etkisi ile Aliyi içerip, inançlarının temel kavramı haline getirmeye başladıklarını görüyoruz. ( sah.: 238) .. Ali kültünü , On İki İmam sevgisi ve kutsamasını alıyor. Ama şeriatından, Tanrı algısından uzak duruyor. Aldığı Aliye de, kendi dünya anlayışını uyduruyor. Kendi Tanrı inancına isim yapıyor. (Sah.:267) .. Alevi kitlesi, İttihat ve Terakki ile yeniden devlete ve siyasete ısınmaya başlıyor. Bilindiği gibi: İttihat ve Terakki Örgütü Bektaşilik aracılığı ile halk desteği alıyor. Ulusal Devlet, Ulusal Kültür arayışları içinde Anadoluya dönüş. Anadolu kültürünü sahiplenme ve Alevi Ozanları inceleme, Alevi yarı-aydınından partiye sıcaklık doğurmuş olmalı ki; Mustafa Kemal Paşa: Alevilerin önderi durumundaki Hacı Bektaşı ziyaret etme, ondan destek istemiştir. İlk mecliste kimi Alevi ileri gelenlerini katar. Be Kurtuluş Savaşı boyunca da onların en büyük desteğini alır. Başta İstanbulda bulunan Bektaşi Tekkeleri Anadoluya silah gönderme dahil birçok lojistik destek sağlarlar. ( sah. 269- 270 ) Mustafa Kemal in dediği gibi: HALİFELİK TÜRKLERE GELDİKTEN SONRA, TÜRKİYE DE DİN KAVGASI BİTMEMİŞTİR. ( SAH.:314 ) ALEVİLİK, EVRENSEL SEVGİ ÜZERİNE YÜKSELİR; YARATANLA YARATILANIN BÜTÜNLEŞMESİNDE ÖZÜNÜ BULUR İnsan sevgisi, evrensel insan uygarlığına yönelebilir. Erdoğan Aydın: Alevilik özgün bir inançtır Alevilik, sazıyla, sözüyle, edebiyatıyla bir kültürdür.(syf 324) Melikoff; Aleviliğe Türklük dini demek gerekir. Aleviliği Yesevilik ile başlatmak gerekir. Türk Halk Dini, İslam muhitinde büyüdüğü için İslam motifleri içermektedir. ( sah.: 350 ) m.s 1000 yıllarında yapıldığı uzmanlarca saptanan Kuran çevirisi İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesinde 73 numarada korunmakta olup; Karahan Türkçesi ile bütünleşen bir çeviri. (sah: 365) 1932 yılında Türkçeye çevrilen ve 18 yıl Türkçe okunan ezanı 1950 yılı Mayıs ayında iktidara gelen Adnan Menderes iki ay sonra ezanı tek
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat