Mukavemet Merkezleri

Stok Kodu:
9789944575737
Boyut:
140-210
Sayfa Sayısı:
140
Basım Yeri:
Kahramanmaraş
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2006-9
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
4.00
3.20
9789944575737
70948
Mukavemet Merkezleri
Mukavemet Merkezleri
3.20
İnsanın hayata karşı mukavemet edebilmesi için mukavemet merkezlerini bilmesi, tanıması ve kullanma maharetini kazanması gerekiyor. Mukavemet merkezlerinin mahiyetini, hacmini, kaynaklarını ve sınırlarını bilmeden onlardan faydalanmak mümkün olmayacaktır. İnsan küçük bir hadise karşısında dahi bir anda tüm enerjisini kaybetmiş gibi çöküp kalabilmektedir. Oysa devasa problemlerle mücadele edebilmekte ve destansı mukavemet misallerini gerçekleştirebilmektedir. Hayatın merkezine maddi değerleri (mesela parayı) oturtan kişilerin ağzı dolusu her insanın bir bedeli vardır gibi amiyane lafları bilgiç tavırlarla sarfederken, paranın satın alamadığı insanlarla karşılaştıklarında ahmak teşhisi koymaktan başka bir zihni derinlikleri olmayacağı malumdur. Paranın gücünün yetmediği bu insanların bir dostlarının selamı ile ölüme koştuklarını gördüklerinde ise akıllarının iptal olacağı ve bu durumu ahmaklık olarak dahi teşhis edemeyecekleri de malumdur. Fakat ahmak teşhislerinin aslında bir itiraf olduğu ve kendilerini ifade ettiği kendileri tarafından değil ancak başkaları tarafından anlaşılabilmektedir. Tıp fakültesini ve doktorluk mesleğini başörtüsü için feda edecek kadar maddi değerlerden başka değerlere sahip olan kızların nasıl bir mukavemet kaynağına sahip olduğunu anlamak dünyayı banknot gözlüğünden gören ahmakların harcı değildir. Ya da okulunu okumak için başörtüsünü çıkarmak zorunda kalan kızların, başörtüsünden vazgeçtiğini zannedip maksatlarının hasıl olduğunu zannedenler, o kızların başörtüsünden vazgeçmediğini ve kendilere karşı zapt edilmez bir kin ve öfke biriktirdiklerini anlamaktan aciz şekilde sözde başarılarının keyfini yaşayanlar, insanın derinliklerindeki haritayı hayatları boyunca görmemişlerdir. İmanın nasıl bir mukavemet kaynağı olduğunun anlaşılması gerektiği, anlaşılmaması durumunda dehşetengiz hadiselerin cereyan edeceği ve bunları önlemenin yolunun bulunmadığı hangi dil ve üslupla ifade edilmelidir' İmanın en büyük mukavemet kaynağı olduğu ve sınırsız enerji ürettiği, imansızların anlayabileceği bir vaka değildir muhakkak. Fakat devletin bunu anlaması ve buna göre uygulamalar geliştirmesi nasıl ihmal edilebilir'
İnsanın hayata karşı mukavemet edebilmesi için mukavemet merkezlerini bilmesi, tanıması ve kullanma maharetini kazanması gerekiyor. Mukavemet merkezlerinin mahiyetini, hacmini, kaynaklarını ve sınırlarını bilmeden onlardan faydalanmak mümkün olmayacaktır. İnsan küçük bir hadise karşısında dahi bir anda tüm enerjisini kaybetmiş gibi çöküp kalabilmektedir. Oysa devasa problemlerle mücadele edebilmekte ve destansı mukavemet misallerini gerçekleştirebilmektedir. Hayatın merkezine maddi değerleri (mesela parayı) oturtan kişilerin ağzı dolusu her insanın bir bedeli vardır gibi amiyane lafları bilgiç tavırlarla sarfederken, paranın satın alamadığı insanlarla karşılaştıklarında ahmak teşhisi koymaktan başka bir zihni derinlikleri olmayacağı malumdur. Paranın gücünün yetmediği bu insanların bir dostlarının selamı ile ölüme koştuklarını gördüklerinde ise akıllarının iptal olacağı ve bu durumu ahmaklık olarak dahi teşhis edemeyecekleri de malumdur. Fakat ahmak teşhislerinin aslında bir itiraf olduğu ve kendilerini ifade ettiği kendileri tarafından değil ancak başkaları tarafından anlaşılabilmektedir. Tıp fakültesini ve doktorluk mesleğini başörtüsü için feda edecek kadar maddi değerlerden başka değerlere sahip olan kızların nasıl bir mukavemet kaynağına sahip olduğunu anlamak dünyayı banknot gözlüğünden gören ahmakların harcı değildir. Ya da okulunu okumak için başörtüsünü çıkarmak zorunda kalan kızların, başörtüsünden vazgeçtiğini zannedip maksatlarının hasıl olduğunu zannedenler, o kızların başörtüsünden vazgeçmediğini ve kendilere karşı zapt edilmez bir kin ve öfke biriktirdiklerini anlamaktan aciz şekilde sözde başarılarının keyfini yaşayanlar, insanın derinliklerindeki haritayı hayatları boyunca görmemişlerdir. İmanın nasıl bir mukavemet kaynağı olduğunun anlaşılması gerektiği, anlaşılmaması durumunda dehşetengiz hadiselerin cereyan edeceği ve bunları önlemenin yolunun bulunmadığı hangi dil ve üslupla ifade edilmelidir' İmanın en büyük mukavemet kaynağı olduğu ve sınırsız enerji ürettiği, imansızların anlayabileceği bir vaka değildir muhakkak. Fakat devletin bunu anlaması ve buna göre uygulamalar geliştirmesi nasıl ihmal edilebilir'
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat